Anasayfa / SAMSUN KENT SANATÇILARI / samsun kent sanatçıları

samsun kent sanatçıları

AŞIK ERDEMLİ

Ardahan ili Göle ilçesi Orakilise Köyü’nde 1950 yılında doğmuştur. Babasının askerliği dola­yısıyla bir süre Isparta’da kalmıştır. Yine babasının tayini nedeniyle geldikleri Samsun’un Çarşamba İlçesi’nde bir süre ikamet etmiştir. 1962 yılında Ladik Akpınar İlköğretmen Okulu’nu kazanır. Bu okulu bitirdikten sonra 1969 yılında kendi isteği ile gittiği Hakkari İli Yüksekova İlçesinde öğretmenlik mesleğine ilk adımını atar. Bir yıl sonra askerlik dönüşü Samsun İline atanır. Çeşitli köylerde görev yaptıktan sonra merkez Teknepınar Yüzüncü Yıl İlkokulu Müdürlüğü’ne atanır.1986 yılında Kocatepe İlköğretim Okulu’na öğretmen olarak tayin edilir ve 1994 yılında emekli olur. Evli ve iki çocuk babasıdır.

İlk şiir yazma denemeleri 1964 yılında başlamıştır. Sonradan bu ilk şiirlerini beğenmediği için yırtıp atmıştır. Saz çalmaya sekiz yaşında babasının yol göstericiliği ile başlamış; Öğretmen okulunda saz çalmayı iyice geliştirmiştir.

Usta-çırak ilişkisine göre yetişmiştir. Ustası, ilkokul öğretmenliğini de yapan babası, tanınmış halk şairi Âşık İnanî (Selahattin DÜLGER)’dir. Geleneğin ilk bilgilerini ondan öğrenmiştir. Onun şiirlerini okuyarak, çalarak şairliğe ilk adımını atmış, babasının teşvik ve telkinleri ile de bu işe devam etmiştir. Belli bir seviyeye gelince ustası ona, aynı zamanda eğitimci de oldu­ğundan, “Erdemli” mahlasını vermiştir.

Âşık Ekfârî, Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova, Âşık İlhamî, Âşık Feymanî, Sefil Selimî, Rey­hanî, Selmanî gibi âşıklardan da geleneği öğrenmeye devam etmiştir. Lebdeğmez türünde kendisini geliştirmesinde Âşık Selmanî’nin katkısı büyük olmuştur. 1973 yılından sonra Davut Sularî ve Neşat Ertaş’tan etkilenmiştir. Neşet Ertaş’tan o kadar etkilenmiştir ki saz çalma­sında bile onun etkisinden kurtulamamıştır.

İrticalen şiirler söylemekte ve Âşık edebiyatının bütün tür ve biçimlerini ustaca kullanabil­mektedir. En çok ustalık ve yetenek gerektiren lebdeğmez de yapabilmektedir.

Ustası ve babası İnanî ise badeli âşıklardandır. Ustası bir gece rüyasında üç güvercin görür. Bunlar üç tane beyaz sakallı pirlere dönüşürler birden. Aynı zamanda üç tane de ırmak ak­maktadır. Kendisine yüzük çıkarırlar ve yüzükten bakarsa aradığını bulacağını söylerler. Ba­kınca Buhara kentini ve orada yaşayan “Gülsün” adında bir sevgili görür. Kendilerine elma sunarlar, yarısını İnanî, yarısını da Gülsün yer.

Rüyada bade içmeyi, âşığın şiirine ve yaşayışına katkıda bulunan bir etken olarak görmez. Sadece âşıklığa adım atmasına vesile olabileceğini ifade eder. Gelenekte bir yer işgal etme­nin rüya ile değil, toplumun kabul ettiği yaşama biçimi ve söyleyişte olduğunu savunur.

Erdemli, babasının şiirlerini derler ve kitap haline getirir. Babasının ikinci kitabı ise “Âşık İnanî ile Gülsün” adı verilen, gördüğü rüya ile ilgili olan, iki yüz sayfa civarında hacmi olan bir halk hikâyesidir. Babasının 2050 yılından önce bastırılmamasını vasiyet ettiği için bu şiirler kitap­laştırılmasına rağmen bastırılamamaktadır.

Âşık Erdemli’nin basılmış şiir kitabı yoktur, fakat şiirlerini iki cilt halinde toplamıştır. Ayrıca “Güneşin Doğuşu”, “Hey Gidi Akpınar”, “Köylü Memet “ ve “Cumhuriyet ve Atatürk Orator­yosu” adlarını taşıyan bastırılmamış tiyatroları da mevcuttur. “Kuşlar” adlı bir öyküsü yayım­lanmıştır.

Usta-çırak ilişkisine göre geleneği icra edecek şekilde sadece Âşık Sancak’ı yetiştirmiştir. Şiirlerinde Atatürk ilkeleri, toplumsal aksaklıklar, milli değerlerimiz ve kültürel unsurlarımız ile yaşadığı yörenin özelliklerini işlemiştir.

 

BAYRAM DA BAYRAM

Ceketi yırtıktı, oturdu dikti
Giyecek ti astı, bayram da Bayram.
Derin nefes aldı içini çekti
Diyecek ti sustu, bayram da Bayram.

Kadayıf baklava tatlının hası
Yese kabul etmez belki mayası.
Kendince kavurdu bir un helvası
Yiyecekti kustu ; bayram da Bayram.

Karnı da çok açtı,zaten seferi
Oğlu da askerdi , gelirse geri.
Ajansını açtı , şehit haberi
Duyacaktı kıstı ; bayram da Bayram.

ERDEMLİ herkese bayram hediye
Bayram lokmasını böldü kediye
Kaç kişi gelecek yanıma diye
Sayacaktı küstü ; bayram da Bayram.

30 Ağustos 2011

 

ŞİMDİLİK

Teyzemin kocası efendi beyim
Bizden haber , yaşıyoruz şimdilik.
Yabancı değilsin bilmem ne deyim
Yemek için taşıyoruz şimdilik…

Kimileri uçak ile yollarda
Sefa sürer dolaşırlar ellerde.
Bizim ise ellerimiz bellerde
Sözüm ona koşuyoruz şimdilik….

Memurlar yemeklik su da gözyaşı
Bürokrasi çok aç pişiyor aşı
Hayat kazan oldu zam da ateşi
Kaynamadan pişiyoruz şimdilik…

Alimler kayboldu doldu kadılar
Arkada hanımlar önde cadılar
Ayırıp da orta direk dediler
Resmigeçit geçiyoruz şimdilik…

Zehir dolu bulut gelmiş ıraktan
Mutluluğu silip atmış dudaktan
Binbir dertle yudumlarken bardaktan
Zehir zıkkım içiyoruz şimdilik….

Gemi kırmış nalı düşmüş atlardan
Asalak geçinen parazitlerden
Atatürk’e dil uzatan itlerden
Kurtulmaya koşuyoruz şimdilik….

ERDEMLİ der işte böyle bir zemin
Mantıklıyız yürürken emin emin
İçimizden atılmayan fitnenin
Ektiğini biçiyoruz şimdilik…

 

ACABA

MADEMKİ İNSANSIN ANLA HALİMDEN
İNSANCA YAŞAMAK SUÇ MU ACABA…
SAMİMİ DUYGUYLA TATLI DİLİMDEN
DERDİMİ ANLAMAK GÜÇ MÜ ACABA…

SERVET KİMDE İSE SAYGI ONA DA,
MUTLULUK-ŞAN-ŞÖHRETSEVGİ ONA DA,
LİYAKAT BAŞARI ÖVGÜ ONA DA,
ONUR BAZISINA HİÇ Mİ ACABA…

HUKUKU KANUNU ÜSTÜN BULANA,
BU HAK BANA YETER DİYİP KALANA,
HAKKA RAZI OLUP BÖYLE OLANA,
FAKİRLİK BİR SEMBOL TAÇ MI ACABA…

KARIN DOYURMAYA EŞİNEN VAR MI ?
AKIL FİKİR İLE TAŞINAN VAR MI ?
GERİDE KALANI DÜŞÜNEN VAR MI ?
YAŞIYOLAR AMMA AÇ MI ACABA…

KENDİ ATEŞİMLE KENDİM YAKTIĞIM
VİRAN EDİP EV BARKIMI YIKTIĞIM
AŞIK ERDEMLİ’YİM BENİM ÇEKTİĞİM
FELEĞİN ALDIĞI ÖÇ MÜ ACABA…

Hakkında Z. Çavuşoğlu

ZEKERİYA ÇAVUŞOĞLU Gümüşhane ilinin Torul ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Trabzon’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi./ Anadolu Destanı (Şiir), Bir Öpücüğe Barış (Öykü), Gerçekleşen Düş (Masal), Umutlara Değmez Kurşun (Öykü), Sessiz Kalemlerin Öyküsü (Şiir), Gök Yorgan Yer Yatak (Şiir),Türk Dili ve Edebiyatı Bilgileri Kaynak Kitabı, Zamana İliştirilmiş Yazılar, Talya ( şiir), yayınlanmış yapıtları./ Bukalemunlar (özgür yazılar), Güz Yangını(roman), Heceleme(şiir), LYS Edebiyat, Bulmacalarla Edebiyat, basıma hazır yapıtları./ Bir Öpücüğe Barış (Kültür Bakanlığı Öykü Mansiyon Ödülü), Gerçekleşen Düş (İnönü Üniversitesi Masal Yarışması Birincilik Ödülü), Çanakkale Destanı (Çanakkale Turizm ve Tanıtma Derneğinin açtığı yarışmada Jüri Özel Ödülü),1984–1994–1995–1996 yılları öğretmenler arası şiir yarışmaları birinciliği ödüllerini kazandı./ Anadolu Destanı, adlı şiirsel tiyatrosu bestelenerek sahnelendi./ Yine şiirsel tiyatro olarak düzenlediği Çanakkale Destanı, Ata’ya Güzelleme ve Sessiz Kalemlerin Öyküsü sahneye aktarıldı./ 1999 yılında sanata katkılarında dolayı D/AJANS ve Gazi Belediyesi tarafından verilen sanat ödüllerine değer görüldü./ 2013 yılı TRT Çocuk Şarkıları Yarışması’nda, şarkı sözü olarak kaleme aldığı şiir, ilk 10’a girerek finale girmeye hak kazandı./ 2013 Amasya Mihri Hatun Şiir Yarışması’nda ikincilik, 2014 yılında ise mansiyon ödülü kazandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

NURETTİN TAŞÇI

1957’ de Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun’ da tamamladı. İstanbul Ticari İlimler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir