Anasayfa / SAMSUN KENT SANATÇILARI / samsun kent sanatçıları

samsun kent sanatçıları

ÇAVUŞOĞLU Zekeriya

1953 yılında Gümüşhane ilinin Torul ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Trabzon’da ta­mamladı. Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.

Anadolu Destanı (Şiir), Bir Öpücüğe Barış (Öykü), Gerçekleşen Düş (Masal), Umutlara Değ­mez Kurşun (Öykü), Sessiz Kalemlerin Öyküsü (Şiir), Gök Yorgan Yer Yatak (Şiir),Türk Dili ve Edebiyatı Bilgileri Kaynak Kitabı, yayınlanmış, Daha On İkiye Değmemişti Eylül Saati(Şiir), Yansımalar(Düzyazılar) basıma hazır yapıtları.

Bir Öpücüğe Barış (Kültür Bakanlığı Öykü Mansiyon Ödülü), Gerçekleşen Düş (İnönü Üniver­sitesi Masal Yarışması Birincilik Ödülü), Çanakkale Destanı (Çanakkale Turizm ve Tanıtma Derneğinin açtığı yarışmada Jüri Özel Ödülü), 1984 – 1994 – 1995 – 1996 yılları öğretmenler arası şiir yarışmaları birinciliği, aldığı ödüller.

 

KORKUM YOK YANİ ÖLÜMDEN

son tren mi ölüm dediğin
hani o meçhul tünelin
bilinmez karanlıklarında yitip giden
hani ardında aydınlık dünyaların
garip yangısı
ayaklarımız altında kayıp giden
kıldan köprüler
didinen onca cambaz
sırtımızdan atılamayan
yürekler dolusu ağır safralar
yani canın olgunlaşması
ahirin işkence dolu
karanlık çilehanelerinde
hepimiz öleceğiz işte
kene gibi yapışkan o biteviye korkular
kaynayan katran kazanları
acının ve hüznün
yüreklere sığmayan
o canhıraş çığlıkları
her ne kadar usumuza düşmüyorsa da
hepimiz öleceğiz işte
yolu sarp, taşı bıçak gibi keskin
kumu güneş alevi
soluksuz, kuru
ve
ürkünç
ne hesaplar derilecek kim bilir
yani öyle bir şey işte

ama korkum yok her türlü ölümden
ne karanlıklar, ne tüneller
ne katran kazanları umrumda
yeterince yanmadık mı
bu dünyanın ateşli zindanlarında
çilelerin en hasını
boncuk boncuk dizmedik mi
ucu yanık dizelere
yaşam denen o hain cellatın
insafına sığınıp, baş eğmedik mi
ayrılıklara, özlemlere, zulümlere
yani hiçbir şey umrumda değil
korkum yok yani ölümden
ama yüreğim çarpmayacak yine
bir daha öpemeyeceğim
o bal tatlısı dudaklarından
yanaklarına allar basmayacak
ıssız gecelerin en sevdalı dokunuşlarında
tenim ürperip de kanmayacak sana
yasemin kokulu akşamların kollarında
uyuyamayacağım en deliksiz uykularımı
gün doğmayacak yeniden
yokluğunda sancımayacak yüreğim
ve bir avuç toprağın karanlıklarında
sana doymadan gideceğim
yani hiçbir şey umrumda değil
korkum yok yani ölümden

 

ANNEMİ BABAM BALKONDAN İTTİ
( bir gazete haberi )

keskin bir bıçak gibi
gecenin böğründe
asılı kaldı çığlıklarım
kimse duymadı

çalınmadı kapım
çaresizdim
ölümüm erken oldu
sökün yüreğimi kafesinden özgür bırakın
koyun gitsin yasaksız sevdalara
bedenimi kurtlara, kuşlara atın ne olur
bir tek onlar bilecektir değerini
toprak, cesedimin son kırıntılarıyla
siliversin alınterini
mademki bir yanı tutsaktır kadınlığımızın
mademki dilimiz var da sözümüz yok
ve mademki ar, haya, namus
saçımızın telindedir
tepeden tırnağa örtünsek de
her ne varsa o kalın örtüler içindedir
ve mademki söylenmemiş sevdalarımız
bizden gayrı her bir kimsenin
bedelsiz iki dudağı arasındadır
mademki bir yanımız tutsak
diğer yanımız ölüm
gayrı diğeri katiyetle yasaktır

bedenimi kurtlara, kuşlara atın ne olur
bir tek onlar bilecektir değerini
toprak, cesedimin son kırıntılarıyla
siliversin alınterini

 

NEŞET USTA’DIR

hüznün kan çiçekleridir bu kırık dökük dizeler
bir derin seherde hesabı görülür senelerin
ateş kızılıdır acılar / kalemler erir, yok olur
sessiz çığlıklara bulanmış birkaç yorgun imgedir
iliştirilen / zamanın, acımasız ve sisli duvarlarına
gün, baştan ayağa vurgun yemiştir
bilinci yitik ve sustadır
senelerin şavkı vurur o derin çizgilere
saçlarında kar fırtınaları oynaşır
alev renkli mevsimler takılır dallarına
ellerinde son yapraklar kurumaktadır
sol göğsünün tam orta yerinde
alev alır o eski yangınların tortusu
ağulu bir zamandır solunan
yorgun omuzlara çöker yitik senelerin hüznü
yalnızlığın derbeder bahçelerinde zakkum çiçekleri boy atar
bir korkuluğun kargalarla sohbeti güzeldir
emektar bir kara tren yüklenir tüm özlemleri
yürekler susuz bir toprak gibi nasırlı ve çatlaktır
bir ozan damıtır derinlerinde zamanı
dökülür insanlık bahçesine sessiz çığlıklar
gün, baştan ayağa vurgun yemiştir
bilinci yitik ve sustadır
birkaç dize düşer toprağa

bilirim Neşet Usta’dır

Hakkında Z. Çavuşoğlu

ZEKERİYA ÇAVUŞOĞLU Gümüşhane ilinin Torul ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Trabzon’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi./ Anadolu Destanı (Şiir), Bir Öpücüğe Barış (Öykü), Gerçekleşen Düş (Masal), Umutlara Değmez Kurşun (Öykü), Sessiz Kalemlerin Öyküsü (Şiir), Gök Yorgan Yer Yatak (Şiir),Türk Dili ve Edebiyatı Bilgileri Kaynak Kitabı, Zamana İliştirilmiş Yazılar, Talya ( şiir), yayınlanmış yapıtları./ Bukalemunlar (özgür yazılar), Güz Yangını(roman), Heceleme(şiir), LYS Edebiyat, Bulmacalarla Edebiyat, basıma hazır yapıtları./ Bir Öpücüğe Barış (Kültür Bakanlığı Öykü Mansiyon Ödülü), Gerçekleşen Düş (İnönü Üniversitesi Masal Yarışması Birincilik Ödülü), Çanakkale Destanı (Çanakkale Turizm ve Tanıtma Derneğinin açtığı yarışmada Jüri Özel Ödülü),1984–1994–1995–1996 yılları öğretmenler arası şiir yarışmaları birinciliği ödüllerini kazandı./ Anadolu Destanı, adlı şiirsel tiyatrosu bestelenerek sahnelendi./ Yine şiirsel tiyatro olarak düzenlediği Çanakkale Destanı, Ata’ya Güzelleme ve Sessiz Kalemlerin Öyküsü sahneye aktarıldı./ 1999 yılında sanata katkılarında dolayı D/AJANS ve Gazi Belediyesi tarafından verilen sanat ödüllerine değer görüldü./ 2013 yılı TRT Çocuk Şarkıları Yarışması’nda, şarkı sözü olarak kaleme aldığı şiir, ilk 10’a girerek finale girmeye hak kazandı./ 2013 Amasya Mihri Hatun Şiir Yarışması’nda ikincilik, 2014 yılında ise mansiyon ödülü kazandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

NURETTİN TAŞÇI

1957’ de Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun’ da tamamladı. İstanbul Ticari İlimler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir