<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zekeriya Çavuşoğlu &#187; şair</title>
	<atom:link href="http://www.degisim-sanat.com/tag/sair/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.degisim-sanat.com</link>
	<description>Değişim-Sanat</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jan 2010 01:02:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Söyleşi &#8211; Haluk YOLSAL</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/samsun-kent-sanatcilari/soylesi-haluk-yolsal</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/samsun-kent-sanatcilari/soylesi-haluk-yolsal#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2009 12:53:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Z. Çavuşoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haluk YOLSAL]]></category>
		<category><![CDATA[SAMSUN KENT SANATÇILARI]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci yeniciler]]></category>
		<category><![CDATA[Kent Sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[Samsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ulaşılmak istenen umuttur&#8221; İlkgençlik çağında, yazları köylerine gelen komşusu oldukları bir şairin verdiği kitaplarla başladığı şiir serüvenini, yayımladığı ikinci kitabı &#8220;bütün renkler biraz beyaz&#8221;la sürdüren Haluk YOLSAL, yetkin bir dille yazdığı şiirleriyle ve &#8216;Kent Sanatçıları&#8217; adlı yeni bir sanat oluşumuyla sanatçı kişiliğinin hakkını veriyor Öğretmenliğinin yanı sıra yaklaşık otuz yıldır sürdürdüğü şiir emekçiliğini, çıkardığı ikinci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Ulaşılmak istenen umuttur&#8221;</strong></p>
<p><a title="Haluk Yolsal" href="http://www.degisim-sanat.com/depo/h_soysal/h_yolsal_3.jpg" target="_blank" rel="lightbox"><img class="alignleft" title="Haluk Yolsal" src="http://www.degisim-sanat.com/depo/h_soysal/h_yolsal.jpg" alt="" width="200" height="141" /></a>İlkgençlik çağında, yazları köylerine gelen komşusu oldukları bir şairin verdiği kitaplarla başladığı şiir serüvenini, yayımladığı ikinci kitabı &#8220;bütün renkler biraz beyaz&#8221;la sürdüren Haluk YOLSAL, yetkin bir dille yazdığı şiirleriyle ve &#8216;Kent Sanatçıları&#8217; adlı yeni bir sanat oluşumuyla sanatçı kişiliğinin hakkını veriyor</p>
<p>Öğretmenliğinin yanı sıra yaklaşık otuz yıldır sürdürdüğü şiir emekçiliğini, çıkardığı ikinci kitabıyla perçinleyen Şair Haluk YOLSAL; aşkı başat tuttuğu şiirlerinde yaşamın her alanından edindiği izlenimlerini, kişileri ve mekanları, imgelem dünyasında harmanlayarak; evrensel temaların yanında güncel kavramlarla ve olaylarla sunuyor okuruna. Türk şiirinin &#8220;Garipler&#8221;inden ve &#8220;İkinci Yeni&#8221;cilerinden beslenmesi ama en çok da Turgut Uyar&#8217;ı sevmesinden belki, insan için geçerli tüm kavram ve duyguları işleyerek içtenliğin hakim olmasını sağlıyor şiirlerinde. <span id="more-284"></span>Kimileyin çocuk düşlerinin duruluğunu kimileyin de savaşların karanlık yüzünü dahil ederken şiirlerine, karşıtlıkların da birbirini tamamlayıcı etkisini vurguluyor ve hem anlamın eteklerinde hem de imgelerin sisli doruklarında dolaştırıyor okurunu. Kitabını bu bağlamda ikiye ayrılmış buluyoruz okurken de.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Şiir kitabınızı iki bölüme ayrılmış buldum. Bu ayırmayı siz yapıyorsunuz ancak; sözünü ettiğim ayrım, şiir biçimleri, temalar ve imgeler yönüyle ortaya çıkmış. Heceye yakın duranlarda; umudu çağıran, aşka çağrıda bulunan ve haykıran şiirler yer almış. Güncelliği yakalayarak savaşın acıları ve günümüz insanının kaygıları var bir de. İkinci bölümdeyse İkinci Yeni tarzına yakın ve umutsuzluk yüklü dizeler var. Bu noktadan hareketle şiirlerinizdeki bu durumu ve şiirinizin güncelliğini anlatır mısınız?</p>
<p><img class="alignnone" title="Haluk Yolsal" src="http://www.degisim-sanat.com/depo/h_soysal/h_yolsal_1.jpg" alt="" width="460" height="343" /></p>
<p><strong>H.YOLSAL</strong>: Evet bu söylediklerinizde haklısınız. Böyle bir ayrımı gözettim şiirlerin bu yönünde. Şiirlerimdeki bu durumu iyi gözlemlemişsiniz. Şairler, zaten iki kavramı da birarada bulundururlar, ikisini de içlerinde yaşatırlar. Umudun ve umutsuzluğun olmadığı yer yoktur. İmgesel açıdan birbirini tamamlarlar. Ama değindiğiniz nokta gayet güzel. Aşkı aramak, aşka çağırmak, çağrılı olan birilerini sezinlemiş olma yönündeki değerlendirmeniz güzel. Şimdi şöyle sürdüreyim; şiirlerde imge kesinlikle yer almalı ama, okunduğunda da yaşanmışlıklara ilişkin durumlar da anlaşılmalı. Anlamın da çok önemli olduğunu benimsiyorum. Duyumsamanın yanında anlam da yer almalı. Kitabımın ilk bölümünde anlam üste çıkarken, ikinci bölümde imgeler daha ağırlıkta durur. Bu doğrultudaki bir anlamın karşılıklı iletişim için gerekli olduğunu düşünüyorum. İnsanlar anlamadıklarını beğenmiyor. Anlaşılan şiire daha çok kulak kesiliyorlar. İşte bu ikisinin birden varolması, bazen anlamın önde bazen de imgenin önde olmasını benimserim. Belki bu bir kaygı olabilir. Her ikisinden de uzaklaşmama diyelim buna.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Şiirlerinizde belirgin bir kavga durumunuz var. Kavga ile imge dünyasını ayırıyor gibiniz. Anlaşılsın dediğiniz şiirlerde bu kavga önde. Az önce değindik savaşlar da yer alıyor. Şairler vicdan mı rahatlatırlar böyle ve imgelerin yoğun olduğu şiirlerde neyin kaygısı ya da yansıması var sizden?</p>
<p><strong>H.Y</strong>: Aslında hep o yanlışlıkları anlamaktır amaç. Vicdan rahatlatma olamaz. Bir çağrıdır belki de. Dostoyevski bir yerde diyor ki; &#8220;Geçmişten sorumluyuz ancak yarınlardan da sorumluyuz.&#8221; Geleceği nasıl oluşturmamız gerekir. Yaşananlardan çok uzakta olabiliriz ancak bir müdahele şansımız var mıdır? Ya da en azından bir söz söyleyemez miyiz? Bütün bu sözleri küçük bir suyun akışı gibi değerlendiriyorum. O su büyüyecektir. Felluce şiirimi bir öğretmen arkadaşım AKM&#8217;de düzenlenen şiir dinletisinde bir öğrencisine okuttu. Oldukça yoğun bir ilgi gördü. Tam da Irak&#8217;ta yaşananların gümdemde daha sık geçtiği bir dönemdi. Elbette ses vermeliyiz. Sadece bunu yapıyor olabiliriz ancak, yine de önemlidir bu da.</p>
<p><strong>&#8220;İNSANLAR GÜN GEÇTİKÇE DUYARSIZLAŞIYOR&#8221;</strong></p>
<p><img class="alignnone" title="Haluk Yolsal" src="http://www.degisim-sanat.com/depo/h_soysal/h_yolsal_2.jpg" alt="" width="460" height="344" /></p>
<p>Dünyanın bir yerinde bir sancının, acının yaşanıyor olması ilgilendirmiyor insanları. Bizde de dünyanın birçok yerinde de böyle bu. Maalesef ateş düştüğü yeri yakıyor. Zamanla kanıksıyoruz. Şiirin görevi de burada başlamaz mı zaten. Ancak şiir hak ettiği yeri bulamıyor.</p>
<p>Kendimle olan kavga va kaygı durumuma gelecek olursam; zaman zaman umutsuzluğa kapılıyorum. Alıp başımı çekip gitmek&#8230; Bir şiirimde de var belirttiğiniz üzere. Umutsuzluğu o haliyle de vermişliğim var. Ancak işin doğrusu ben hep umutla ilgili şeyler yazmak istiyorum. Umutsuzluk dile geliyorsa da ulaşılmak istenen umuttur aslında. Bunu başarabildiğimiz sürece bir iş yapmış sayarız kendimizi. Aşılayabilirsek ya da insanların geleceğe umutla bakabilmesini sağlayabilirsek. Orada bizim de bir sözümüz olursa bizi mutlu eden de o olur. Geçmişte şairler bunu yapmışlar. Belki biz de onu yapmaya çalıştık.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: İnsanları iyi yansıtıyor ve şiirin içine güzel yerleştiriyorsunuz. İnsanları nasıl görüyor, onlara bakışınız ya da onlarda gördüğünüz şey nedir? Bir şair olarak bunu yaparken insanlara ulaşabilmenin yolu nereden geçer size?</p>
<p><strong>H.Y</strong>: İnsanlarda; küçük çıkarlar içinde oluşturdukları çıkmazların ve açmazların gittikçe daha derinleştirdiğini, bunun da ekonomik sorunlar olduğundan geldiğini düşünüyorum. Belki sanatçılar da üzerlerine düşen görevleri yerine getiremediğindendir. Ancak sanat da kendine değer verildikçe gelişir. Yaşadığımız toplumda ne yazık ki, bunu biz anlatamadık. İlgilenmemeden ötürü toplumda birbirini anlamamak derinleşirken, dertleşme, paylaşma gibi kavramlar yüzeysel kaldı. Bu nasıl bertaraf edilebilir; halka inerek. Örneğin, Samsun&#8217;a operanın gelmiş olması önemli bir adımdır. Bir yandan da DT&#8217;nin açılacağı önemlidir. Sanat ne kadar yaygınlaşır ve ne kadar geniş kitleye ulaşırsa o toplumda ilerlemek kaçınılmaz olur.</p>
<p>Ancak şu da gerçek ki; halkla, sanatçılar arasında bir kopukluk var ve sanatçıların, ulaşmaya çalıştığı kitlenin dışında, belli bir okuryazar gözünde bile bir değere oturabildiği söylenemez. Kitabımın tanıtımı için yaptığım afiş çalışmalarında yaşadım bu durumu. Aydın gözüyle gördüğümüz insanlar bile değer vermez duruma gelmiş. En azından &#8220;ne güzel, böyle bir çalışman mı vardı?&#8221; sorusunu bile yöneltmiyorlar. Aydın sayılan kişilerin bile bu kadar değer verdiği bir ortamda halkla sanatçının biraraya gelmesi çok zor. Aslında aydın dediğimiz insanlar da artık okumaktan kopmuş durumdalar. Eğitim sistemimizde ve ailede kitapla ve sanatçıyla ilgili etkinliklerin zayıf olması da etkili bunda.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Şiirlerinizde yalnızlık, zamanın çabucak geçiyor oluşu, bir yerlere de kaçış peşinde oluşunuz görülüyor. Kentli insanın; zaman, yalnızlık ve ölüm kaygıları içinde olduğunu düşünüyor musunuz?</p>
<p><strong>&#8220;YAZACAKLARIM, BİRİLERİNİ İLGİLENDİRMELİ&#8221;</strong></p>
<p><strong>H.Y</strong>: Kentlilerin kaygısı oldukça fazla. En başta kalabalığın içinde kendilerini yalnız hissetmeleri. Paylaşım eksikliği insanı kendi kabuğuna çekilmesini hızlandırıyor. Ben bunu iş ortamlarında da görüyorum. Kalabalığın olduğu yerlerde kopuş daha hızlı. Bu da insanı sosyalleştirmenin tersine yalnızlaştırıyor haliyle. Kimi korkuları da su yüzüne çıkarıyor bu hal.</p>
<p>Yalnızlığı farkeden insan biraz daha yalnız olur. Çünkü o, o yalnızlığının farkında oldukça yalnızlaşması da artar. Kimse beni anlamıyor söylemi dile gelir. Yalnızlaşması da bazen birşeyler üretmesini doğurursa yalnız kalmayı da sevecektir aslında. Ama bu yalnızlaşmak onu bencilleştirecektir ve paylaşımdan iyice koparacaktır. Yaşadığımız zamanın getirisi bir durum bu. Toplum da o zaman böylesi insanları dikkate almıyor. Farklı biçimde ürünler veriyor çünkü. Kendimi bu bağlamda, aynı duygular içinde gördüm ancak özenle kopmamaya çalışıyorum paylaşımdan ve halktan. Yazacağım şeylerin birilerini ilgilendirmesini istiyorum.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Samsun&#8217;da şairler nerede toplaşır bir araya gelir ve nerede eğleşirler?</p>
<p><strong>H.Y</strong>:Samsun bu konuda oldukça elverişsiz bir durumda şairler için. Şairler, zaten azlar ve biraraya gelmektede sıkıntı yaşıyorlar. Ama bilseniz sıkıntılarını ya da anlaşamadıkları noktaları belki gülersiniz. Biraz kendi eksiklerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Günlük yaşamla ilgili ucuz kaygılar, sorunlar etkili daha çok.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Samsun&#8217;da &#8220;bir şiir festivali neden olmasın&#8221; diye gazetemizin kültür sanat sayfamızda bir soru yöneltmiştik. Gençlik Bayramı&#8217;ndan da yola çıkarak, genç şairlerimizin burada kendi seslerini duyurabileceğini belirtmiştik. Bu doğrultuda, kentte şiir ve sanatla ilgili etkinlikler hakkında neler düşünüyorsunuz ve kentte böyle bir etkinliğe nasıl bakarsınız?</p>
<p><strong>&#8220;YENİ BİR OLUŞUM AŞAMASINDAYIZ&#8221;</strong></p>
<p><strong>H.Y</strong>: Geçen yıl böyle bir çalışmaya benzer bir etkinliğe üniversite öncülük etti. Eğitim Fakültesi&#8217;nde Samsunlu şairlerle ilgili bir program yapıldı. Orada 7, 8 şair biraraya geldik, şiirler okuduk. Etkinliğe &#8220;küçük iskender&#8221; de geldi. Onun dışında yazarlar vardı ve onların ardından biz çıktık &#8220;kent sanatçıları&#8221; olarak. Samsun da bir yazarlar derneği var ancak, biz onların arasında yer almıyoruz. Yeni bir oluşum gerçekleştirme aşamasındayız. &#8220;Kent sanatçıları&#8221; adında. On beş kişinin katılımıyla gerçekleşecek bu oluşumda şairlerin yanı sıra, yazarlar ve diğer sanat dallarından da arkadaşlarımız yer alıyor.</p>
<p>Kitabımın arkasında hakkımda kaleme alınmış görüşlerin sahibi arkadaşları da burada sayabilirim. &#8220;Zekeriya Çavuşoğlu&#8221; Değişim Dersanesi&#8217;nin sahibidir ve yayımlanmış 6 kitabı var; bir bölümü öykü, bir bölümü de şiirdir. Yazmaya devam ediyor. &#8220;Fikret Karadeniz&#8221;, Karadeniz gazetesinde köşe yazarı ve aynı zamanda araştırma-inceleme kitapları var. &#8220;Kazım Memiç&#8221; edebiyatçı ve köşe yazarıdır. &#8220;Mustafa Bilir&#8221; müzisyendir ve şiir kitabı vardır. &#8220;Ersin Erge&#8221; üniversitededir, onun da yayımlanmış üç şiir kitabı var. &#8220;Nurettin Taşçı&#8221; malumunuz, Ada dergisi onunla var. Ayrıca Celalettin E.Kavaklıgil arkadaşım da var. Çizgileriyle kitabıma ayrı bir değer katan sanatçı dostlarım Ali Bayır ve Hilmi Özbay da yer alıyor. Böyle bir oluşum içindeyiz.</p>
<p>Bu oluşumla belki dernekleşmek de sağlanabilecektir ama, en azından ayda bir biraraya gelmek, şiir geceleri düzenlemek gibi düşüncelerimiz var. İlkadım Belediyesi&#8217;nin orada daha çok müzisyenlerin bulunduğu, onlara verilen bir mekan var ve biz de, daha çok orada biraraya gelmeyi umuyoruz. Önceki yıllarda bu tür etkinlikler gerçekleştirdik. Bu durumu daha etkin hale getirmek amacındayız.</p>
<p><strong>M.USLU</strong>: Son olarak, şiirin Anadolu&#8217;da yazılması gereken bir manifestosu olduğunu düşünüyor musunuz? Trabzon&#8217;da yürüyen bir Mor Taka var; Samsun, bu noktada yeri alır mı dersiniz?<br />
H.Y: Samsun&#8217;da dergicilik yürümedi. Samsun&#8217;da 90&#8242;lı yıllarda Kuzey Su dergisi 10 ya da daha çok sayı yayımlandıktan sonra kapandı. O oluşumda yer alamadım. Ben o yıllarda yeni gelmiştim Samsun&#8217;a. Terme&#8217;ye geldiğim aylarda kapandı. Samsun, Trabzon&#8217;dan daha kozmopolit olmasına rağmen edebiyat kültür sanat çok az. Trabzon&#8217;da çok eskiden beri DT geçmişi var. Onun varlığı ya da oradan çıkan önemli şairlerin öncülüğü, aralarından birinin bu konuda elini taşının altına koyması etkili sanırım. Burada iyi bir çıkış yakalamasına karşın Ada, şimdilerde maalesef zor bir biçimde çıkarılıyor. Kent Sanatçıları&#8217;nın dergi amacı şimdilik yok. İleride belki.</p>
<p><strong>KATAVASYA / M.USLU</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/samsun-kent-sanatcilari/soylesi-haluk-yolsal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER &#8211; (Yazar: İsmail HAYAL)</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/anilar/ismail-hayal</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/anilar/ismail-hayal#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 01:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ismail Hayal</dc:creator>
				<category><![CDATA[ANI]]></category>
		<category><![CDATA[GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hayal]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[İsmail HAYAL 23.05.1969 Gümüşhane Demirören Köyü’nde doğdu. Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü mezunu. Kars Kağızman, Gümüşhane Kürtün’de öğretmenlik yaptı. 2003 yılında branş değişikliği ile Gümüşhane Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde Rehber Öğretmen olarak çalışmaya başladı. Belde, Gümüşkent, Kuşakkaya, Gümüş Ufuklar, Harşit, Cümle, Karadeniz Sevdası, Türkiye Sevdası gibi dergi ve gazetelerde şiirleri yayımlandı. Çeşitli makale, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsmail HAYAL</strong></p>
<p>23.05.1969 Gümüşhane Demirören Köyü’nde doğdu. Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü mezunu. Kars Kağızman, Gümüşhane Kürtün’de öğretmenlik yaptı. 2003 yılında branş değişikliği ile Gümüşhane Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde Rehber Öğretmen olarak çalışmaya başladı. <span id="more-246"></span></p>
<p>Belde, Gümüşkent, Kuşakkaya, Gümüş Ufuklar, Harşit, Cümle, Karadeniz Sevdası, Türkiye Sevdası gibi dergi ve gazetelerde şiirleri yayımlandı. Çeşitli makale, şiir ve karikatür yarışmalarında ödüller aldı. Hayalce ve Köyüm Demirören adlı iki eseri yayımlandı. Gümüşhane yerel gazetesi Kuşakkaya’da Hayal Dükkânı isimli kültür ve sanat sayfasını hazırlamaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.</p>
<p>Araştırmayı çok seven, doğrulara itirazsın boyun eğen bir yapıya sahiptir. Gelecek için çok şey vaat ediyor şiir adına, Gümüşhane adına. İsmail Hayal’i tanıdığınızda “içimizden bir gönül eri “ dedirtecek karakterde bir insan.</p>
<p><strong>TÖVBE</strong></p>
<p>Bu kaçıncı tövbe kaçıncı isyan<br />
Kaçıncı günahtan boşluğa düşüş<br />
Üzerinde gezer yalan an be an<br />
Şeytan yüzündeki bir sahte gülüş</p>
<p>Bu son olmalıdır en son olmalı<br />
Günahkâr bir suret ibret almalı<br />
Her yanlış adımda Hakkı bulmalı<br />
Aynada ağlayan masumda ölüş</p>
<p>Bu nasıl devran ki el etek çekmez<br />
Her güle bir sevda kokusu ekmez<br />
İbret ki dünyanın boynunu bükmez<br />
Limanı bekleyen gemide çöküş</p>
<p>Bu vuslat gecesi şehirde ibret<br />
Üst üste yığılı tonla kokmuş et<br />
Yakamoz nurunda ışığa davet<br />
Derdin limanından güneşe kaçış</p>
<p>Bu ağlamasıdır kalbin siyahı<br />
Gulyabani girer tükenmez ahı<br />
En son tövbesidir gönlün silahı<br />
Her nefes almada ölüme varış</p>
<p>Bu kaçıncı tövbe kaçıncı isyan<br />
Kaçıncı günahtan boşluğa düşüş</p>
<p><strong>BUGÜN</strong></p>
<p>Bir dönüş türküsü takıldı bende<br />
İrşadı gönlüme nar düştü bugün<br />
En olmaz sualler soruldu dün de</p>
<p>Virane bu bağdan yar düştü bugün<br />
Bülbül ile güle ar düştü bugün</p>
<p>Bu sürgün şehirde yürekler yaslı<br />
Pranga her yanım kilitler paslı<br />
Zemheri ayazı, diller ihlâslı</p>
<p>Yangın yüreğime kar düştü bugün<br />
Yitik zamanlara dar düştü bugün</p>
<p>Bir solgun çiçekti sılası yoklar<br />
Sokaklar serseri beynimi oklar<br />
İsyanda yitirdi kendini aklar</p>
<p>Güz mevsimi geldi zor düştü bugün<br />
İbrahim gönlüme kor düştü bugün</p>
<p>Bir çile dergâhı dokudu ömrüm<br />
Gözlerinde Leyla okudu ömrüm<br />
Kaç dergâha kilim dokudu ömrüm</p>
<p>Yokluğun içinden var düştü bugün<br />
Bu viran şehre zar düştü bugün</p>
<p>Bir ebemkuşağı güldü halime<br />
Kafdağı ardında düştüm zalime<br />
Çekildi gözümden yaş lime lime</p>
<p>Yusufsuz menzile har düştü bugün<br />
Leyli bir sevdayla nar düştü bugün</p>
<p><strong>BU ŞEHİRDE</strong></p>
<p>Bu şehirde hazan çok erken gelir<br />
Zigana üstüne söz düşer şimdi<br />
Gönül hanemizde aysbergler erir<br />
Harşit’in koynuna yüz düşer şimdi</p>
<p>Bu şehirde yorgun, bağlar perişan<br />
Yok, mudur gidenden geride nişan<br />
Heybesinde hasret tepeyi aşan<br />
Karaca hükmüne tez düşer şimdi</p>
<p>Bu şehirde ağlar gönüller yasta<br />
Kelkit Ovasına gider mi posta<br />
Zevraki bir can ki düşer mi hasta<br />
Zemheri yüreğe köz düşer şimdi</p>
<p>Bu şehirde sevda kuşburnu gülü<br />
Bağlardan el etek çekmiş bülbülü<br />
Pranga bağlanmış bedenler ölü<br />
Gümüş tepsilerden güz düşer şimdi</p>
<p>Bu şehirde sevdim meftunu oldum<br />
Köy odalarında sevdayı buldum<br />
Kırklar kapısında gül idim soldum<br />
Ziyaüddin canla iz düşer şimdi</p>
<p>Bu şehirde yaşam ölmesi güzel<br />
Konağı, bahçesi, elması güzel<br />
Cahilin cehlini bilmesi güzel<br />
Kadırga kararır tez düşer şimdi</p>
<p><strong>UZAT BANA ELLERİNİ ÇOCUK</strong></p>
<p>Uzat bana ellerini çocuk<br />
Ben heybesinde zöhreleri getirdim sana<br />
En uzak sahillerden en mavi<br />
Denizyıldızlarını topladım umutla<br />
Ve sana getirdim çocuk<br />
Senin için derledim gülhatmilerini<br />
Kokusunda en güzel düşleri</p>
<p>Uzat bana ellerini çocuk<br />
Ebemkuşağını sığdırdım düşlerine<br />
Bir de rengârenk uçurtmaları<br />
Boy boy, desen desen, kırmızı, mavi<br />
Ve kuyrukları buluta değiyor bir de<br />
En güzelleri</p>
<p>Uzat bana ellerini çocuk<br />
Beraber çıkalım bu mülteci yarından<br />
Bu prangalar bizi bağlamaz ki<br />
Ne yapar geceler gündüze<br />
Bilirsin belki sende<br />
Güneş balçıkla sıvanmaz ki</p>
<p>Uzat bana ellerini çocuk<br />
Ben heybesinde güneşi getirdim sana<br />
Ana sütü gibi sıcak, ana sütü gibi temiz<br />
Ebabilin kanadında taşıdım bir de<br />
Henüz söylenmemiş türküleri<br />
Ve senin için yıkadım göz pınarlarımda<br />
Kuşburnu çiçeklerini<br />
Uzat bana ellerini çocuk</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/anilar/ismail-hayal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niyazi Özgür YÜCE</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/niyazi-ozgur-yuce</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/niyazi-ozgur-yuce#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 01:46:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ismail Hayal</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Özgür Yüce]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[1 Mayıs 1970 yılında Gümüşhane’nin Özcan Mahallesi Değirmenbahçe semtinde doğdu. İlkokulu Gümüşhane’de Dumlupınar ilkokulunda, orta ve lise tahsilini İstanbul’da tamamladı. Marmara Üniversitesi Fizik bölümünde başladığı yüksek tahsilini Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde tamamladı. Ülkesinin birçok kentini dünyanın bazı ülkelerini gezdi; memleketinden güzelini görmediğini söyledi. Öğrenci oldu, esnaf oldu, işçi oldu, işsiz oldu, Yaşama ümidini, toprağı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1 Mayıs 1970 yılında Gümüşhane’nin Özcan Mahallesi Değirmenbahçe semtinde doğdu. İlkokulu Gümüşhane’de Dumlupınar ilkokulunda, orta ve lise tahsilini İstanbul’da tamamladı. Marmara Üniversitesi Fizik bölümünde başladığı yüksek tahsilini Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde tamamladı. Ülkesinin birçok kentini dünyanın bazı ülkelerini gezdi; memleketinden güzelini görmediğini söyledi. Öğrenci oldu, esnaf oldu, işçi oldu, işsiz oldu, Yaşama ümidini, toprağı, memleketinin dağlarını ve insanlarını çok sevdi. <span id="more-243"></span></p>
<p>Yaşayabildiği kadarını yazabildiği kadar yazdı. Esnaf Haydar&#8217;ın Hikâyesi Niyazi Özgür Yüce’nin ilk şiir kitabıdır.</p>
<p><strong>MEMLEKETİME MEKTUP </strong></p>
<p>…Ve ben gene çocuk olacağım<br />
Yalnızca dağlarda oynayacağım<br />
Ve annem gene beni merak edecek<br />
Değil mi baba!</p>
<p>Sana mektup yazmıştım<br />
Ağaçlar yapraksız<br />
Toprak kıraç kaldı<br />
Dağlar gelinlik giyerken<br />
Ben için için ağladım.<br />
Yalnızdım<br />
Mektubunu alamadım.<br />
Sanırım şimdi dağlar yeşermektedir<br />
Ve karlar da erimiştir<br />
Benden sorarsan<br />
Karanlık gökyüzünde<br />
Uykusuz yıldızlarla beraberim.<br />
Hep,<br />
Ümit etmekteyim.<br />
Yıkılmamı bekleyenlere inat<br />
Sabredip direnmekteyim<br />
— Bilemiyorum<br />
bir gün güneş bizim de<br />
Yüzlerimizi aydınlatacak mı?<br />
— Ne dersin?</p>
<p>— He canım, sen bilirsin<br />
Benim uslanmayacağımı bilirsin.<br />
Yağan yağmuru, toprak kokusunu<br />
Kuşburnu, more, kuzukulağı topladığımız<br />
İkindi vakti akşamüstlerini<br />
Sana özgü ılık güz meltemlerini<br />
Nane, kekik, yaban gülü ikliminde<br />
Kuru derelerde göze seslerinin ahengini<br />
Geceleri ay ve yıldızların tebessümleriyle<br />
Dağların beni çağıran sessizliğinde<br />
Anne sözü dinlemeyen bir çocuk gibi</p>
<p>Gevenleri, dikenleri, pirleri<br />
Aşarak koştuğum günleri,<br />
Bütün gizemiyle ramazan gecelerini<br />
Lavaş makarnasını, sironu, erişteyi<br />
Penceresine oturup iftarı beklediğim<br />
Bin bir gece masallarını dinlediğim<br />
Bütün hoşgörüsüyle<br />
Eski Gümüşhane evini<br />
Unutmadığımı bilirsin</p>
<p>Şimdi<br />
Sesini kaybetmiş bu şehirde<br />
Sensizliğin selinde<br />
— Gurbetimde<br />
Ellerim göklere açık<br />
Rahmet yağmurlarını beklerken<br />
— Neden<br />
Senden ve birçok şeyden<br />
Kaçmak istediğimi göreceksin</p>
<p>— Öncelikle sen ellerinsin!<br />
Eski İstanbul sokaklarıysa<br />
Mütahitlerin !<br />
Cumbalı evler, kaldırım sokaklar<br />
İsli duvarlar, ihtiyar çınarlar<br />
Ve sen yoksun artık<br />
— Hem artık<br />
Üsküdar’a gideriken<br />
Ne bir yağmur alıyor<br />
Ne gözleri mahmur bir sevgili<br />
Ne de mendil bırakacak birisi var</p>
<p>Şimdi soruyorsun<br />
— Neden gelmiyorsun<br />
— Neden yoksun<br />
Anlatayım anladığımı<br />
Anlatayım yaşadıklarımı<br />
Soluduğum havanın anlamını<br />
Ve sonrasını….</p>
<p>Bugün,<br />
Karnım aç<br />
Cebim meteliksiz<br />
Ve hatta<br />
Geleceğim belirsiz olsa da</p>
<p>Her doğan gün böyle kirli doğdukça<br />
Yüreğimde çocuklar ağlarken<br />
— Bilirim ki<br />
Direnmeliyim<br />
Yoksa<br />
Yoksa yüzümü bu şehirde<br />
Gökyüzüne nasıl dönebilirim?<br />
— Olsun</p>
<p>Herkes benden kaçıyor olsun<br />
Senden de saklamıyorum<br />
Anlıyor musun?<br />
— Ben bir memur çocuğuyum<br />
Gümüşhane’den İstanbul’a<br />
Sürgünlerden, gözyaşından<br />
— Yoğrulmuştur hamurum.</p>
<p>— Bu kentte<br />
Aç, susuz,<br />
Yetim çocukların gözyaşı<br />
Dilenen yaşlı kadınların laneti<br />
Benim<br />
Benim, acılardan<br />
Saçı sakalı birbirine karışan<br />
Erken yaşta büyümek zorunda olan<br />
Ve kalabalıklar arasında yapayalnız kalan!</p>
<p>Sonra<br />
— Bilmem ki anlar mısın beni beyle<br />
Ne bilem işte eyle!<br />
— Demiştin ki gurbetten haber söyle<br />
Bunun için artık keşke<br />
Keşke bile diyemiyorum<br />
— Kaybolsaydım<br />
Seninle beraber adı bilinmeyen bir köyde<br />
……………………………<br />
Şimdi sanırım dağlar yeşermiştir<br />
Ve karlar da erimiştir<br />
Benden sorarsan<br />
— İşte!<br />
— Böyleyim<br />
Biliyorum yazmazsın<br />
Ama yine de sen anlat,<br />
Ben yazdım<br />
— Sen nasılsın iyi misin?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/niyazi-ozgur-yuce/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Coşkun HİRİK</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/ali-coskun-hirik</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/ali-coskun-hirik#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 01:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ismail Hayal</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Coşkun Hirik]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[1968 yılında Gümüşhane-Kelkit&#8217;te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kelkit’te, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&#8217;nde tamamladı. Şiirleri birçok dergide ve gazetede yayımlandı. Şairin çeşitli yarışmalarda ikincilik ve birincilik ödülleri vardır. (O.Nabi Üçüncüoğlu Ödülü) Kelkit Çayı Gazetesinin başyazarlığını yapmakta ve Kelkit Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir. Hirik duygunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1968 yılında Gümüşhane-Kelkit&#8217;te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kelkit’te, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&#8217;nde tamamladı. <span id="more-241"></span></p>
<p>Şiirleri birçok dergide ve gazetede yayımlandı. Şairin çeşitli yarışmalarda ikincilik ve birincilik ödülleri vardır. (O.Nabi Üçüncüoğlu Ödülü) Kelkit Çayı Gazetesinin başyazarlığını yapmakta ve Kelkit Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini sürdürmektedir. Hirik duygunun ağır bastığı, coşkulu güzel şiirler yazarken, kullandığı imge ve nitelemeler yerli yerine oturmaktadır.</p>
<p>Eserleri; Kar Geceleri (Şiir–1988), Ay Ülkesinde Dolaşan Sözler (Şiir–1992), Zamana Yenilmeyen Sevdalar Günlüğü (Şiir–1994), Gökten Işık Getiren Kuşlar, Aşk Ağladıkça Mahir (Şiir–1999), Irmak ve Keder (Şiir–2002) adlarında şiir kitapları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>HAYAL</strong><br />
Artık bir çiçeğe adayacağım bütün ilgimi<br />
Ruhumda renk renk açmasını seyredeceğim sonra gururla<br />
Zamana karşı unutup kazancımı ve yenilgimi<br />
Umarsız yağacağım üzerine su diye yağmurla</p>
<p>Aşkın gözü körmüş derlerdi inanmazdım<br />
Ruhsatsız kalbe giren duygulara hiç inanmazdım hele<br />
Zaman geçti; senin aşkına şiirler yazdım<br />
Ulaştım, ulaşılması zor bir hayale<br />
GÜMÜŞHANE’YE ÖZLEM</p>
<p>Ayaklar yorgun, gözler nemli,<br />
Gümüşhane’de şimdi mevsim kıştır,<br />
Yıllar var ki kalbim bu sevdadan elemli,<br />
Arzularını başka baharlara bırakmıştır.</p>
<p>Gür yalnızlıklar dökülüyordur Tomara’dan<br />
Üşüyordur Zigana’da bir eski anı,<br />
Kelkit Çayı baştanbaşa donmuştur,<br />
Eksiktir şimdi sevenlerin bir yanı.</p>
<p>Büyümüşüm, elimden gurbet tutmuş,<br />
Yaşadığım dahi olmuş ekmeksiz, susuz,<br />
Yüreğim ki şimdi kanadı kırık bir kuş,<br />
Elbet uçacaktır bir gün, sılaya korkusuz</p>
<p><strong>GİTMEKLE DÖNMEK ARASINDAYIM</strong></p>
<p>Gelmek isterim de gelemem sana<br />
Bir yanımda gerçek yükselir, bir yanımda düş<br />
Yağmurlu şafaklara karşı filiz sürmüş<br />
Bir küçük güldür, iki dağ arasında sevdam benim<br />
Gitmekle dönmek arasındayım sevgilim<br />
Akar gider gece, bir kırgınlık ırmağıdır</p>
<p>Üşür gülüşlerim seni düşününce<br />
Seni düşününce<br />
Baş başa kalır hafif günahlarımla<br />
Bir ah çekerek ağlarım sonra Tarancı vari<br />
Ve bir özleyiş işçisi olur yüreğim<br />
Patronsa eğer, ekmeğime kan doğrayan kahır<br />
Gitmekle dönmek arasındayım sevgilim<br />
Akar gider gece, bir kırgınlık ırmağıdır</p>
<p>Ve ağlar aynalarda şair yanım<br />
Bir şiir büyür ağzımda ağıt kokulu<br />
Şimdi sen bilmezsin ki kanadı kırık bir güvercin<br />
Ve bir küçük yıldızdır yüreğim, düşmeye hazır<br />
Gitmekle dönmek arasındayım sevgilim<br />
Akar gider gece, bir kırgınlık ırmağıdır</p>
<p><strong>AŞKA HAYIR DEME</strong></p>
<p>Ay her zamanki gibi senin yüzün<br />
Şiir senin duruşun nette her sabah<br />
Kayıtsız kalma bana, yüreğini boğar hüzün<br />
Açık bırak kapını, seni de sevsin Allah…</p>
<p>Hayırsız bulutlara kapılıp gitme sakın<br />
Artık bu aşkın dönülmez bir yerindeyiz<br />
Yaşamak ve paylaşmak ikimize daha yakın<br />
Issızlığı yüreğine ferman diye yazma<br />
Rahat ol ki, ikimizde Leyla ile Mecnun değerindeyiz…</p>
<p>Düşüncelerin seni bana yaklaştırsın her sabah<br />
Emeğimizin karşılığını aşk olarak alalım gel<br />
Muhayyilemize kazdığımız bu mutluluğumuzu ah<br />
Ellerimizle büyütelim ki geniş açılsın içimizdeki pergel….</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/ali-coskun-hirik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Talat ÜLKER</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/talat-ulker</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/talat-ulker#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 01:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ismail Hayal</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[Talat Ülker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[1963 yılında Gümüşhane’de doğdu. İlkokulu Keçikaya köyünde, ortaokulu Kale’de liseyi Gümüşhane lisesinde okumuştur. 1985 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Ed. Bölümünü bitirdi. Muş ve Gümüşhane’de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptı. 1992 yılında K.T.Ü.Gümüşhane Meslek Yüksek Okuluna Türk Dili Okutmanı olarak geçti. Yazı hayatını Kurultay, Milliyetçi Hareket gazeteleriyle Ülkü Ocağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1963 yılında Gümüşhane’de doğdu. İlkokulu Keçikaya köyünde, ortaokulu Kale’de liseyi Gümüşhane lisesinde okumuştur. 1985 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Ed. Bölümünü bitirdi. Muş ve Gümüşhane’de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptı. 1992 yılında K.T.Ü.Gümüşhane Meslek Yüksek Okuluna Türk Dili Okutmanı olarak geçti. Yazı hayatını Kurultay, Milliyetçi Hareket gazeteleriyle Ülkü Ocağı dergisindeki yazılarıyla sürdürüyor. Karadeniz Yazarlar Birliği üyesidir. <span id="more-239"></span></p>
<p>Talat Ülker kelimelerin sırrına vakıftır. Onları nasıl kullanması gerektiğini çok iyi bilir. İyi bir hatiptir. Her konuda geniş bir bilgi birikimine sahiptir. İnsan onun sohbetlerinde dinlendiğini, huzur bulduğunu hisseder. Şiirlerinde hem hece veznini hem de serbest ölçüyü başarıyla kullanmıştır. Geleneksel şiirlerimizle modern şiirin sentezini yapmıştır. Şiirlerinde aşk, yalnızlık, özlem, gurbet, ayrılık, tasavvuf, şehir, ölüm temalarını işlemiştir.</p>
<p>Kırkıncı Kapı adını taşıyan ilk şiir kitabı 1997 yılında Ötüken yayınları arasında yayınlanmıştır. Harşit’in Hırçın sesi Nihal ATSIZ araştırma kitabını Gümüşhane Belediyesi Kültür Yayınlarından çıkarmıştır. Ayrıca Kar Sesi (Deneme) kitabı vardır. Hışır Osman adlı araştırma ve inceleme kitabı ile Türk Dili Ve Edebiyatı ders kitabı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>A GÜLÜM</strong></p>
<p>A gülüm<br />
Düş artığı şafaklarda<br />
Dağlara savrulur külüm<br />
Tül saçları dolaşırken baharın<br />
Eline kan bulaşırken baharın<br />
Gün yanığı sinelere sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p>A gülüm<br />
Benzi soluk kuşluklarda<br />
Dertle mühürlenir dilim<br />
Sükutu sinesine bastığında bülbüller<br />
Seherde çığlık çığlık sustuğunda bülbüller<br />
Kanadı kırık turnalara sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p>A gülüm<br />
Ter kokulu öğlenlerde<br />
Gölgemi sürükler yelim<br />
Hasret ki iplik iplik örüyorsa yolları<br />
Ve hüzün öbek öbek bürüyorsa yolları<br />
Gurbet kokan kınalara sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p>A gülüm<br />
Sığıntı ikindilerde<br />
Gölgeleri okşar elim<br />
Gözlerini kaparsa tüm çiçekler<br />
Karanlığı öperse tüm çiçekler<br />
Yeşil başlı sunalara sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p>A gülüm<br />
Rüzgâr renkli akşamlarda<br />
Geceye benzer ölüm<br />
Çıplak çocuklar gibi üşüyorsa yıldızlar<br />
Ve kayıp birer birer düşüyorsa yıldızlar<br />
Yaşanmamış senelere sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p>A gülüm<br />
Gün yorgunu gecelerde<br />
Düş yurduna varır yolum<br />
Kirpiğine yağmurlar yağıyorsa gecenin<br />
Ve düşlerin avcuna sığıyorsa gecenin<br />
Kucağı boş analara sor beni<br />
Eğer cevap alamazsan vur beni</p>
<p><strong>BU ŞEHRİN</strong></p>
<p>Issız yaylalarda yakılan ateş<br />
Yasını bayrama katar bu şehrin<br />
Kendi gölgesini ısıtmaz güneş<br />
Kuşluğu baharı yutar bu şehrin</p>
<p>Hasretle yakılan kınalar gibi<br />
Kanadı kırılan sunalar gibi<br />
Kundağı boş kalan analar gibi<br />
Gurbet kucağında yatar bu şehrin</p>
<p>Sorusu cevapsız her düşüncenin<br />
Adı hasret konmuş bu işkencenin<br />
Açılmaz ki perdeleri gecenin<br />
Yolu başlamadan biter bu şehrin</p>
<p>Beton mağaralara yenildi bağlar<br />
Sılayı bırakıp göçerken sağlar<br />
Issız mezarlarda ölüler ağlar<br />
Yollar düşlerini satar bu şehrin</p>
<p>Alaca karanlık ışıyan dağlar<br />
Yarama tuz döküp kaşıyan dağlar<br />
Ki göğü omzunda taşıyan dağlar<br />
Gece yollarını tutar bu şehrin</p>
<p>Beton saksısına taş kafesine<br />
Ezgiler bağlanmış çığlık sesine<br />
Özlemle dağlanan ak sinesine<br />
Sevda hançer olur batar bu şehrin</p>
<p><strong>AŞK YEŞİLSİZ BİR BAHAR</strong></p>
<p>Aşk yeşilsiz bir bahardı<br />
Ne gökte yıldız<br />
Ne dalda çiçek vardı</p>
<p>Genişti kanatları turnalarımızın<br />
Geniş olmasına<br />
Lakin göğümüz dardı&#8230;</p>
<p>Sen hep uzağın yakınındaydın<br />
Yakının uzağında ben hep<br />
Dokunmak için uzanan ellerimizi ayıran<br />
Görünmez bir duvardı</p>
<p>Soluğumuz<br />
Gecenin dar vakitlerinde<br />
Alıp yüreklerimizi kaf dağına götüren<br />
Ilık bir rüzgârdı</p>
<p>Kışa keserdi baharımız kırgınlıklarda<br />
Şebnemler uman yüreklerimizin<br />
Nasibi kardı</p>
<p>Bu yasaklı dünyada<br />
Sevdamıza düşen bahar<br />
Saksılara sığınmış<br />
Çiçeklerinki kadardı</p>
<p>Aşk, yeşilsiz bir bahardı<br />
Kuşlar ezgisiz<br />
Ve dallar çiçeksiz kalsa da<br />
Yüreklerimiz yardı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/gumushaneli-sairler/talat-ulker/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
