<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zekeriya Çavuşoğlu &#187; Güneşin Saçları</title>
	<atom:link href="http://www.degisim-sanat.com/tag/gunesin-saclari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.degisim-sanat.com</link>
	<description>Değişim-Sanat</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:38:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Güneşin Saçları</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/oyku-bir-opucuge-baris/gunesin-saclari</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/oyku-bir-opucuge-baris/gunesin-saclari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 14:18:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Z. Çavuşoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÖYKÜ - Bir Öpücüğe Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Öpücüğe Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Güneşin Saçları]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk direnir, yatmak İstemez. Anne alttan alarak sesini tatlılaştırır. «Hadi yat yavrum.» «Yatmak istemiyorum.» «Olmaz yavrum. Hiç yatmamış olur mu? Sonra minnacık kalır, büyümezsin. Değil mi yavrum? Haydi güzelim, hadi balım, şimdilik bizim yatakta yat, ben sonra seni alır buradaki yatağına yatırırım.» «Sen de yat&#8230;» «Anneler şimdi yatmaz.» Çocuk üsteler: «Sen de yat&#8230;» Anne Ciddileşir: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Zekeriya Çavuşoğlu" src="http://www.degisim-sanat.com/depo/zek.jpg" alt="" width="95" height="148" />Çocuk direnir, yatmak İstemez. Anne alttan alarak sesini tatlılaştırır.</p>
<p>«Hadi yat yavrum.»<br />
«Yatmak istemiyorum.»<br />
«Olmaz yavrum. Hiç yatmamış olur mu? Sonra minnacık kalır, büyümezsin. Değil mi yavrum? Haydi güzelim, hadi balım, şimdilik bizim yatakta yat, ben sonra seni alır buradaki yatağına yatırırım.»<br />
«Sen de yat&#8230;»<br />
«Anneler şimdi yatmaz.»</p>
<p>Çocuk üsteler:<br />
«Sen de yat&#8230;»</p>
<p>Anne Ciddileşir:<br />
«Hayır!&#8230;»<br />
«Sen de yat.»<br />
«Yatsana bee! Ömrüm seninle uğraşmakla mı gedecek? Ne gecen var, ne gündüzün. Ye derim yemezsin, yat derim yatmazsın, belâ mısın başıma? Yat da zıbar canını yakmayım ha!&#8230;»<span id="more-328"></span></p>
<p>Annenin sesi perde perde yükselince çocuk siner. Anne, yorganı yavaşça çocuğun üzerine çekerek örter. Galiba bu kez kavga bitmiştir. Ayaklarının ucuna basarak yatak odasından çıkar, salona geçer. Erol Bey, salonun köşesindeki masaya oturmuş bîr şeyler yazmak uğraşındaydı. Salona giren karısına gülümseyerek baktı.<br />
«Ne o hanım kavgayı erken bitirdiniz.»</p>
<p>Canı burnundaydı ;<br />
«Amaan Erol. Çocuk değil bu, Azrail. Hiç üç yaşındaki çocuk böyle olur mu? Dur durak yok herifte. Yarı ömrümü yedi bitirdi.»<br />
«Eeee! Ne yaparsın erkek kerata. Zorla köpek bile ava gitmezken benim oğlum uykuya yatar mı?»<br />
«Tamam tamam&#8230; Zaten dedesi bir, sen iki. Yüz vere vere başımıza çıkardınız. Yatmasın da görsün&#8230;»</p>
<p>Odanın kapısı yavaşça açılır. Önce kafasını uzatır, gülümser. Ellerini yumruk yaparak gözlerini oğuş-turur. Badi badi adımlarla yürüyerek gelir. Yüzüne şirince bir ifade verir.</p>
<p>Anne can sıkıntısıyla :<br />
«Oğlum!&#8230;»<br />
«Anne seni öpecektim.»<br />
«İstemem.»</p>
<p>Çocuk ısrar eder.<br />
«İstemem dedim ya. Çekil git artık benim oğlum değilsin. Ben de senin annen değilim.»<br />
«Barışalım.»<br />
«İstemem.»<br />
«Hadi barışalım.»<br />
«Çekil git!&#8230;»<br />
«Barışalım.»<br />
«Allah&#8217;ım, Allah&#8217;ım sen bana sabır ver.»<br />
«Ben de senden küstüm.»<br />
«Küsersen küs bee! Küs, küs, küs!&#8230;»</p>
<p>Çocuk yelkenleri indirir. Annesini yumuşatamamanın şaşkınlığıyla yeni bir liman arar.</p>
<p>Babasına döner.<br />
«Baba beni kucağına aal!»</p>
<p>Baba da kararlıdır, yüz vermez.<br />
«Olmaz, git yatağına yat.»<br />
«Sen de yat.»<br />
«Şimdi biraz işim var, daha sonra gelirim. Hadi git bakayım. Sabahleyin de yanımıza gelip bizimle yatarsın. Hadi yavrum, hadi canım.»<br />
«Karanlıklar bitince&#8230;»<br />
«Evet&#8230;»<br />
«Güneşin saçları kıvır kıvır olunca.»</p>
<p>Baba memnundur, tatlı bir sevecenlikle :<br />
«Evet yavrum.»</p>
<p>Çocuk konuyu değiştirir, Yatmaya niyeti yoktur.<br />
«Reklâmları seyredeyim de.»<br />
«Reklâmlar bitti yavrum.»<br />
«Hayır bitmedi.»<br />
«inanmazsan sen de bak televizyona.»</p>
<p>Çocuk kendinden emin bir alışkanlıkla gidip televizyonu açar. Yabancı film vardır.</p>
<p>Heyecanla:<br />
«Pilim baba, pilim!»<br />
«Evet, bak film değil mi? Reklâmlar bitti demedim mi sana? Televizyonu kapat da yat.»<br />
«Ben pilim seyredicem.»<br />
«Olmaz.»<br />
«Seyredieem&#8230;»</p>
<p>Baba da çileden çıkar. Yerinden kalkıp çocuğun kıçına kıçına birkaç tokat vurur. Çocuk aldırmaz. Yanaklarını sıkar, kulaklarını çeker. Gecenin sessizliği tiz bir çocuk sesiyle bozulur. Sanki etinden et koparırlar. Bağırıp çağırmayla elde edemediğini edepsizlikle elde etmeye kararlıdır&#8230; Âma bu kez baba da kararlıdır&#8230;<br />
«Sus!&#8230;» der.</p>
<p>Sesin dozu artar.<br />
«Sus lan, el alemi rahatsız ettik.»</p>
<p>Umursamaz. Ağzı burnu sümüğe bulanmış çocuğa bu defa gerçekten iki tokat atar. Elinden sürüyerek banyoya götürür, yüzünü, gözünü yıkar. Çocuğun sesi yavaş yavaş azalır. Susar. Yenilgiyi kabullenmiştir. Babasıyla yatak odasına doğru yürürken, umursamaz bir tavırla gazete okuyan annesine küskünce bakar. Babasının elini iterek kurtulur, yatağa kendisi gîdeı. Ardından bakakalırlar.</p>
<p>Anne şaşkındır. Oğlunun küskün bakışı bıçak gibi yüreğine saplanmıştır. Kocasıyla göz göze gelirler. Susarlar..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/oyku-bir-opucuge-baris/gunesin-saclari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR ÖPÜCÜĞE BARIŞ’TAN, UMUTLARA DEĞMEZ KURŞUN’A</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/elestiri/bir-opucuge-baristan-umutlara-degmez-kursuna</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/elestiri/bir-opucuge-baristan-umutlara-degmez-kursuna#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2008 15:55:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Z. Çavuşoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[ELEŞTİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[Akın Ersöz]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Benim Yavrularım]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Öpücüğe Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Değirmen]]></category>
		<category><![CDATA[Güneşin Saçları]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Seni Öldürdüm Yürek]]></category>
		<category><![CDATA[Sessiz Kalemlerin Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Zekeriya Çavuşoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[AKIN ERSÖZ _____________________________ Kime sorsanız, “Önce şairdir.” der Zekeriya Çavuşoğlu için. Bu ifade yanlış da sayılmaz. Şiirleri hep önde gelir öykülerinden. “Anadolu Destanı” ve “Sessiz Kalemlerin Öyküsü” yaşamın şiir tadında birer sunumudur. Ozanın dizeleri gümbür gümbür gelir ve sevdanın, aşkın ezgisi olur. Her kitap yeni güzellikler sunar, bir öncekini aşarak. Öykülerini iki kitapta toplamıştır Zekeriya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AKIN ERSÖZ _____________________________</strong></p>
<p>Kime sorsanız, “Önce şairdir.” der Zekeriya Çavuşoğlu için. Bu ifade yanlış da sayılmaz. Şiirleri hep önde gelir öykülerinden. “<strong>Anadolu Destanı</strong>” ve “<strong>Sessiz Kalemlerin Öyküsü</strong>” yaşamın şiir tadında birer sunumudur. Ozanın dizeleri gümbür gümbür gelir ve sevdanın, aşkın ezgisi olur. Her kitap yeni güzellikler sunar, bir öncekini aşarak.</p>
<p>Öykülerini iki kitapta toplamıştır Zekeriya Çavuşoğlu. 1987 yılında yayımlanan “<strong>Bir Öpücüğe Barış</strong>” ilk öykü kitabıdır. On öykünün yer aldığı kitabı iki başlıkta toplamak mümkündür: Köy merkezli öyküler ve kent merkezli öyküler.</p>
<p>Yazar, köy merkezli öykülerde – “Alerji” öyküsünde olduğu gibi- köy yaşamından ve köyde bulunan genç bir öğretmenin yaşamından kesitler sunarak yaşanılan olayları aktarır. Kimi zaman da “<strong>Değirmen</strong>” öyküsündeki gibi köy gerçeği anlatılır. İnsanın yabancısı olduğu bir yerde, hele bir de ilk kez gurbete çıkmışsa farklı duyguları, düşünceleri ve gözlemleri yaşamasının güzel örneklerini sunar Zekeriya Çavuşoğlu.<span id="more-193"></span></p>
<p>Kent merkezli öykülerde genç ve bekar öğretmen evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştır. Sorumluluklar birken iki, üç, dört olmuştur. O eştir, o babadır. “<strong>Benim Yavrularım</strong>”da, “<strong>Güneşin Saçları</strong>”nda, “Çalınan Mutluluk”ta , “<strong>Bir Öpücüğe Barış</strong>”ta kentli öğretmenin yaşamından kesitler vardır. Yaşamın koşuşturmasından bunalan, sıkılan; ama eşiyle, çocuklarıyla olduğunda sıkıntıları dağılan bir eşin, bir babanın yaşama sevincinden kesitler sunulur.</p>
<p>“<strong>Bir Öpücüğe Barış</strong>” kitabında köy merkezli öyküler olay etrafında gelişen klasik öykünün izlerini taşırken; kent merkezli öyküler yaşamdan kesitler, durumlar sunularak modern öykünün özelliklerini gösterir. Teknik olarak farklılıklar gösterse de öyküler, yaşama sevincinden, sevgiden, dostluktan, umuttan söz eder.</p>
<p>Zekeriya Çavuşoğlu, ikinci öykü kitabını1995 yılında çıkarmıştır. “<strong>Umutlara Değmez Kurşun</strong>” adlı yapıtında beş öyküsü yer alır. İlk öyküsü “<strong>Her Şey Dönüyor</strong>”da köyde görev yapan Bahattin Öğretmen’in kente gelişi ve karşı cinsle birlikteliği anlatılır. Bahattin Öğretmen’i “sevgi dolu, sevecen, sevinçli” diye anlatır yazar.</p>
<p>“<strong>Seni Öldürdüm Yürek</strong>&#8221; öyküsünde &#8220;mutluluklar da, güzellikler de, sevgiler de uzakta” diyen adamın yüreğindeki sancı, düşüncelerindeki karmaşa ve içindeki huzursuzluk dile getirilir.</p>
<p>“….Seni öldürdüm yürek. Sildim bilincimden tüm güzellikleri. İyilikler yok artık. Tüm doğrular, sabır, umut, inanç her şey silinsin gitsin dünyamdan.” diyen adam, bir kadının teninde sıkıntılarından arınır.</p>
<p>“…Göz kapakları ağırlaştı. Düşünceleri sessizliğin kollarında yeni diyarlara doğru uçurdu onu. Her şey silindi…”</p>
<p>“<strong>Hayallere Gem Vurulmaz</strong>”da köyden bir görünüm sunar yazar, “<strong>İlham Perileri</strong>” ve “<strong>Umutlara Değmez Kurşun</strong>” öykülerinde coğrafyalar farklı da olsa yaşamdan kesitler sunmaya devam eder. “<strong>İlham Perileri</strong>”nde yazmaya, üretmeye çalışan deneyimli bir öğretmenin duyguları, düşünceleri, özlemleri, iç konuşmaları vardır. “Umutlara Değmez Kurşun’da bilinçaltının derinliklerinde sorularına çözüm arayan insanın bunalımları, sıkıntıları anlatılır.</p>
<p>“<strong>Umutlara Değmez Kurşun</strong>” yaşamı anlatan belki de yaşamını anlatan yazarın; anları, durumları, kesitleri birer sunumudur. Bu nedenle öyküler modern öykünün özelliklerini gösterir.</p>
<p>Zekeriya Çavuşoğlu’nun şiirleri önde gelir kuşkusuz. O, önce şairdir; ama yine o yaşamdan kesitler sunan, akıcı ve sürükleyici öykülerin de yazarıdır. “<strong>Bir Öpücüğe Barış</strong>” ve “<strong>Umutlara Değmez Kurşun</strong>” bunun birer örneğidir. Dileğimiz Zekeriya Çavuşoğlu’nun yeni öyküleriyle soluğumuza soluk katmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/elestiri/bir-opucuge-baristan-umutlara-degmez-kursuna/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

