ANKARA
“Ankara’ya bağımsızlık güneşi doğmuş, dağlardan, bellerden sesler aelir. Birliğin, dir-ligin, yeniden uyanıp varoluşun sesidir bu.
Dağlarda, köylerde, şehirlerde ulusal direnişin ilk çiçekleri açmaktadır. Genç, ihtiyar, çoluk çocuk… Herkes bir somun kara ekmeğe”
“BAĞIMSIZLIK GÜNEŞİ DOĞMUŞ ANKARA’YA DAĞLARDAN,
BELLERDEN, KÖYLERDEN BESLENMEKTE
O IŞIKLI ÇEKİRDEK.
BİR SOMUN KARA EKMEĞE
ÇETE YAZILMAKTA HERKES.
EL ALTINDAN YOĞRULMUŞ ULUSAL BİLİNÇ,
YEMEKTENSE İNGİLİZ’İN HAS EKMEĞİNİ
ÇARPIP YÜZÜNE,
ONURLU KARA EKMEĞE
BAĞLADIK GELECEĞİ.”
Yollar, dağlar, köyler
tutulmuş birer birer.
Köşe bucak İngiliz
ve hain Hilafetçiler…
Kıraç yollarından geçtik,
nice acılar içinde,
Kuvva-yı Millîye ateşini soluklayıp,
Dağ tepe demedik
aşıp geldik.
Söz ki tamama erişti;
Atlar kişner, Kağnılar gıcırdar,
yiğitler, kadınlar bağırır,
Kadın, erkek, genç, ihtiyar,
çoluk, çocuk…
Yaratılalı beri yer, gök
Böyle yangın görülmüş değil.
Devamını Okuyun »


