<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zekeriya Çavuşoğlu &#187; can verenler</title>
	<atom:link href="http://www.degisim-sanat.com/tag/can-verenler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.degisim-sanat.com</link>
	<description>Değişim-Sanat</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 21:38:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>ONLAR</title>
		<link>http://www.degisim-sanat.com/anilar/onlar</link>
		<comments>http://www.degisim-sanat.com/anilar/onlar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 00:12:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Z. Çavuşoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[ANI]]></category>
		<category><![CDATA[BASINDAN]]></category>
		<category><![CDATA[Gök Yorgan Yer Yatak]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİİR]]></category>
		<category><![CDATA[bir tatlı gülüş]]></category>
		<category><![CDATA[can verenler]]></category>
		<category><![CDATA[namus belası]]></category>
		<category><![CDATA[onlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.degisim-sanat.com/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[onlar ayakları yalın lime lime urbaları ve uçsuz bucaksız yolları “nedendir bunca zulüm nedendir bunca işkence he gülüm he gülüm nedendir gece ve gündüz yer ve gök arasında böylesine pervasız böylesine umarsız böylesine acımasızca dolaşan ölüm&#8230;” diyemeden aşanlardı. ve alnının çatısına iki kurşun değdiğinde siliniverecek sanılan bilmem hangi nâmus belâsının kanla çeliğe kesmiş en kör [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>onlar ayakları yalın<br />
lime lime urbaları<br />
ve uçsuz bucaksız yolları</p>
<p style="padding-left: 30px;">“nedendir bunca zulüm<br />
nedendir bunca işkence<br />
he gülüm<br />
he gülüm nedendir<br />
gece ve gündüz<br />
yer ve gök arasında<br />
böylesine pervasız<br />
böylesine umarsız<br />
böylesine acımasızca dolaşan<br />
ölüm&#8230;”</p>
<p>diyemeden aşanlardı.</p>
<p>ve alnının çatısına<br />
iki kurşun değdiğinde<br />
siliniverecek sanılan<br />
bilmem hangi nâmus belâsının<br />
kanla çeliğe kesmiş<br />
en kör düşüncelerinin<br />
en aşılmaz dört duvarları arsında<br />
binlerce yıl kendi kısır döngüleriyle<br />
bilmem daha kaç bin yıl sürecek<br />
dünyanın en iğrenç mahpusluğuna<br />
gözlerini yumup koşanlardı&#8230;<span id="more-107"></span></p>
<p>onlar<br />
ikiyüzlülüklerin karanlık dehlizlerinde<br />
en kahpe pusular gibi<br />
suskun tetiklerin fırtınasından<br />
en kahredici ölüm sarhoşluğuna<br />
tutunanlardı&#8230;</p>
<p>onlar<br />
kör karanlıklar içinde göz kırpmadan<br />
yıldızlardan habersiz<br />
aydınlıklardan habersiz<br />
ve göz alabildiğine bu evrenin<br />
kayıtsız ve şartsız en yüce efendisinin<br />
kendi ayakları dibine serdiği<br />
o tadımsız nimetlerin<br />
ve doyumsuz güzelliklerin<br />
ve ebemkuşağı rengine bürünmüş<br />
dünya cennetlerinin<br />
ayırdında olmayanlardı&#8230;</p>
<p>onlar<br />
hayali bir dünyanın<br />
hayali çiçeklerinden<br />
ballar devşirip<br />
hayali bahçelerin<br />
en ballı meyveleriyle<br />
doyanlardı&#8230;</p>
<p>onlar<br />
gün yorgunu<br />
susuz toprak<br />
ve güneş bir topak<br />
kor<br />
ken başlarında<br />
ölümün çığlıklarına inat<br />
acının kavrayıp boğuşuna inat<br />
kilitli yüreklere inat<br />
ve hatta inada inat<br />
hâlâ varım diyen<br />
çöl vurgunu<br />
yel vurgunu<br />
en kötüsü yalnızlık vurgunu<br />
çiçeksiz kuru bir kaktüs gibi<br />
dünyanın en korkunç gerçeğini<br />
suskun çığlıklarıyla<br />
binlerce yıl<br />
haykıranlardı&#8230;</p>
<p>onlar</p>
<p style="padding-left: 30px;">“yaşamak ölüm gibidir<br />
ölüm gibi yaşamak<br />
yaşamın kendisidir”</p>
<p>ya ölümü yaşamak gülüm<br />
he gülüm<br />
karanlık<br />
sessiz ve ürkünç<br />
ya ölümü yaşamak gülüm?</p>
<p>onlar<br />
on binlerce yılın<br />
pörsüyen memelerinden<br />
en aydınlık düşlere<br />
kan<br />
ter<br />
emek<br />
ve<br />
can<br />
e m z i r e n l e r d i&#8230;</p>
<p>onlar<br />
hiddetleri azgın bir kılınç gibi<br />
şimşekler oynaşırken gözlerinde<br />
ve yıldırımlar<br />
kan kızılı toprağa<br />
düştüğünde<br />
suskunlaşırdı birden dilleri<br />
durgunlaşırdı yürekleri<br />
onlar<br />
bir tatlı dil<br />
bir güler yüze<br />
can verenlerdi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.degisim-sanat.com/anilar/onlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

