İNSAN ÇAĞI

“Ruhsal bir canlı olduğu bilincine varamayan insan ortak yaşam çekilmez hale geldiğinde dalga dalga ayaklanır.”*

NURETTİN TAŞÇI – İNSAN ÇAĞI

Henry Laborit, “Yaratıcı İnsan” adlı kitabında kovan mı yoksa arı mı canlıdır? diye sorar.**

Arıyı birey sayarsak, kovanın evrim geçirmiş bir hücre gibi işlediğini, türün ayakta kalması için bir düzenek olduğunu görürüz.

Oysa düşündüğümüzde, insan türü, vücutta gereksinme duyulmayan ya da anormalleşmiş hücre gibi görülüyor. Burada, “insan türü, yaşamı devam ettirecek bilinç olgunluğuna ulaşmış mıdır?” sorusu akla geliyor.

Yaşamın sürmesi için insanın dokusal gerekirliği ne kadardır? Yani insan türü olmasa ekolojik denge bozulur muydu? Hiç sanmıyorum.

Bu kadar yaşamsal hatayı bu bilgi ve bilinç düzeyindeki insanın farkındalık içinde yapmasına geleneksel mantık içerikli bir açıklama getirilemeyeceği kesindir.

Başka insanları, soyunsüreğenliğinin tehdidi olarak görmediği halde yaşamınsüreğenliği için insan türünün, belirlenmişgerekirliği ne olabilir?

Kodlanmış hücre çekirdeği, kaynağı henüz kavranamayan, kimyasal örgülenmelerle, çevreyapıdan etkilenmiş bir duygubeden, bu yeni yapı bilinçdışıkaynaktan beslenerek psikososyalhalkalar oluşturur demek yanlış olmaz sanırım.

Bilinçdışıkaynak, insan türü dışındaki canlıların yaşamdaki görevlerini, insanda ise aidiyetlerini, kişisel seçimlerini ve yine yaşamdaki görevlerini belirleyerek yönlendiriyor.

İnsanın bedensel yapılanmasındaki kimyasal temellerin sosyal davranış üzerindeki etkileri bir sonuç ise, insan, kişisel seçimlerinde özgür olamaz.

Apoptozis bir hücre, cevre dokulara zarar vermeden ölüme gitmesi gerekir. (Vücutta ihtiyaç duyulmayan veya anormalleşmiş hücrelerden kurtulmanın normal yoludur. Aynı zamanda organizmanın yaşam döngüsü için gerekli ve yararlıdır. Dokuların kontrolsüz olarak büyümesini DNA dizilerinde kodlanmış bilgilerle önler. Hücre, organeli olan lizozomu sindirim enzimlerini serbestlemesi için uyarır, sindirim enzimlerini hücreye salgılayan lizozom, hücreyi kendi kendine sindirir. Latincede buna yaprak dökümü denir.)

“DNA hasarı oluşmuş hücreler, sıklıkla apoptozisle kendilerini öldürürler.

Her saniyede, yaklaşık bir milyon hücremiz apoptozisle vücudumuzdan uzaklaştırılmaktadır.

Bunların yerine yenileri yapılmaktadır.”

Teknoinsanın çevredokuya zarar vermediği tek an yoktur.

Yeni bir tür gelişene kadar insana, yaşamı sona erdirme görevi verilmiş olmasın.

NURETTİN TAŞÇI / ADA
SAMSUN 03.06.2007

Hakkında Z. Çavuşoğlu

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

samsun kent sanatçıları

bir kitap bir ozan BUNDAN sonraki yazılarımda, önceliği Samsunlu sanatçıların olmak üzere değişik ozan ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir