ATAKUM (G) BLOK
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
SAATLERİN YUDUMLADIĞI ANDIR
SON DOKUNUŞLAR, SON SARILIŞLAR
KIZ YURDUNDA SAAT ON BİRE BEŞ KALA
KUYTULARDA VEDALAŞAN GÖLGELER
KAPILARIN KAPANDIĞI ZAMANDIR
bahattin hoca’nın büfesi
kız yurduna bakar
denizle yıkanır aysız geceler
aşkın tarifi duvarlarda gizli
dışı eli
içi yürek yakar
bahattin hoca insan delisi
Devamını Okuyun »
Yabancılar Pazarından Anılar Satın Aldım Üç Kuruşa
I.
şöyle dokunup geçtik
tenin söylenmemiş
daha nice şarkılarına değmeden
yani ne desek aşka dair
hepsi zahir (yalan / eksik / boş)
boşuna değildir kadınlardan yakındığım
şöyle adam gibi okşadığım
diri ve sıcak bir beden değil
ürperirken tepeden tırnağa tenim
hep yalancı dokunuşlarla
aldatıldı bedenim
II.
yabancılar pazarından
anılar satın aldım üç kuruşa
bir çift mavi göze rehin kaldım
ince bir çentik attım yüreğime
bir kendi adımı yazdım belli belirsiz
bir yanımda Haroşa
Devamını Okuyun »
ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

“Ellerimiz kara sobanın cansız alevlerine muhtaç. İsten kararmış küllerin üzerine tenekeden gazyağı döküyoruz. Yan patlamalı, homurtulu bir sesle birkaç dakika yanıp, aldatıcı bir sıcaklıkla içimizi ferahlatıyor.
Dışarıda kar insan boyu Akşam ayazı gecenin içler titreten soğuğunu aratmıyor. Battaniyelere sarılmış bir halde sobayı kucaklıyoruz. Aklıma hep Güney Kutbunun uçsuz bucaksız buz denizlerini keşfe çıkan İngiliz Scott ve arkadaşları geliyor. Ben ve arkadaşım Anadolu’nun bu ırak köyünde nelerin peşindeyiz acaba? Hangi ülkenin topraklarını keşfe çıktı bu on dokuz yaşlarındaki iki genç?
Tevfik Fikret ulusun kurtuluş ümidini gençlerin dirençli, atak ve ileriye dönük savaşımlarında görürdü. İsterdi ki,eski çağ efsanelerindeki Tanrıların yaratıcılık ve önderlik güçleri ruhlarında canlansın. Sayısızca isimsiz kahramanın çalışmalarıyla ulusumuz yücelip mutlu olsun.
Devamını Okuyun »
ANADOLU DESTANI – Kazım MEMİÇ
Destanlar ulusların açılmış kalp gözü, çözümlenmiş beyni ve çarpan yürekleridir. Var oluşun altın ışıklan destanlardan yansır. Yaşamanın onurunu sunar yıllar öncesinden yüzyıllar sonrasına, Doğallığının yanında, ulusa özgü, özgün duygusallıkla beslenirken yanlı gibidir. Epik düşler algılarda soylulaşır. Bütünü oluşturan parçalarda soluklar eklenir halka halka.
Ve bir gün görülür ki “Ulus” olmuş destanla-şan toplum. Töresiyle, görgüsüyle, algısıyla, yaratıcılık ve tüm bağlamlarıyla sırt sırta, el ele, göz göze bir toplum. Yaşamanın bilinciyle var oluşun gerçeklerini bir kıvılcımla tutuşturan Zekenya Çavuşoğlu‘nun “ANADOLU DESTANI“nı okurken böyle düşünmemek elde değil.
“Anadolu Destanı” Kurtuluş Savaşı’mızın soyluluğunu dile getirir. Apansız bir uğraşın içinde yeniden yaratılışın simgesidir Kurtuluş Savaşı. Öncesi ve sonrasıyla diriliğin bir anıtıdır. Hele hele o inanılması güç utku, Zekeriya Çavuşoğlu‘nun dilinde bir başka yer eder gönüllerde. “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü Ulu Önder’in, daha bir gururla söylenir, Kurtuluş Savaşı Destanını okuyunca.
Devamını Okuyun »
ANADOLU DESTANI – Ahmet ÖZER
** Türkçe sözlükte destan maddesinin karşısında şu açıklamaya yer veriliyor : 1. Bir kahramanlık öyküsünü ya da bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hecelik halk koşuğu 2. (Daha çok eski çağların) kahramanlık öykülerini, ulusların, Tanrılar’m, yiğitlerin savaşlarını ve başlarından geçenleri anlatan büyük koşuk yapıt.
Zekeriya Çavuşoğlu‘nun “Anadolu Destanı” adlı yapıtı bu tanımın, bu yorumun hangi ölçeğine vurulur diye düşünüyorum. Her ne kadar belirgin bir ölçüden yana yapıtını oluşturmamışsa da “kahramanlık öyküsü” ekseninden bir an olsun dışarı çıkmamaya da özen gösterdiğini görüyoruz. Evet bir kahramanlık öyküsüdür şiirlere yayılan ve bu görevin yansıtılmasında kendini sorumlu duyanlardan biri de şair Zekeriya Çavuşoğlu‘dur.
Kurtuluş Savaşımızın örnekliği,başlangıçtaki tekliği, dünya halklarının bağımsızlık ve özgürlük savaşımına kapı aralaması Türk insanının yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde kazandığı başarı, pek çok şaire yazdığı şiiri destan boyutunda sunma esini vermiştir. Nazım Hikmetten Ceyhun Atuf Kansu’ya, Cahit Külebi’den Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya kimi şairlerimiz ülkemiz insanının o olağanüstü çabasını, bu çabanın önderi Mustafa Kemal Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen bağımsızlık savaşını, değişik açılardan ele alan şiirler yazdılar. Bu olağanüstü direnişi yansıtan daha nice şiirlerin de yazılacağı bir gerçek olsa gerek.
Devamını Okuyun »


