Genel
UMUTLARA DEĞMEZ KURŞUN (ÖYKÜ )
Şubat 6, 2012 · Yorumlayın
Koyu bir karanlıkta yürüyor gibiydi. Ağızsız, gözsüz ve duyma yetisinden sıyrılmış. Beyni durmuş, düşünceleri yıkılmış, duyguları buz kesmişti. El yordamıyla araladı içindeki geceyi. Sessizce kendi içine çekildi. Küçük bir kavanozun içinde nefessiz, iki büklüm saatlerce durduğunu duyumsadı. Hiçbir şey, hiçbir işaret, hiçbir ses, yıkılan o koskoca dünyadan ipuçları vermedi ona. Düşüncelerini yok etmek, duygularını bitirmek uğruna, o ağır. kaygan ve peltemsi sıvı içinde küçülüverip bir nokta, bir zerre olmayı düşledi. Kavanoz... [Devamı]
ELEŞTİRİ
Şinasi Özdenoğlu
Kasım 2, 2008 · 1 Yorum
Sayın, Zekeriya Çavuşoğlu, “Anadolu Destanı” ve “Sessiz Kalemlerin Öyküsü” adlı yapıtlarınızı aldım. Kitaplarınız ve mektubunuzdaki kardeşçe duygularınız için teşekkürlerimi sunuyorum. Anadolu toprakları üzerinde; hem eğitimci, hem de sanatçı olarak, hayatını gösterişsiz, ama onurlu bir savaşıma adamış, Doğu Karadeniz’in duygulu ve yiğit bir şairini tanımakla kıvanç duymaktayım. “Terk edilmiş İlçe” Torul’umuzun; benim hayatımda da ayrı ve anlamlı bir yeri vardır: Rahmetli babam, Torul’da Savcı iken dünyaya gelmişim. Yıllar... [Devamı]
ANI
BENİM ÖĞRETMENLERİM
Kasım 17, 2008 · 1 Yorum
Öğretmenlerin de geçmişte öğretmenleri vardı. Benim öğretmenlerim yaşamım boyunca yanımdan hiç ayrılmadılar. Sürekli bir şeyler anımsadım onlardan, sürekli bir şeyler öğrendim. Bugün emekliliğe yeni adım atmış bir öğretmen olarak yine öğretmenlerimi anayım, yine onlardan bir şeyler yazayım dedim. İlkokula Gümüşhane ilinin Torul İlçesi, Çamlıca İlkokulu’ndan başladım. İlk öğretmenim gencecik, tatlı dilli, sevecen, sevimli bir öğretmendi; Mehmet Demirci… Cıvıl cıvıldık. Gülücüklerle dolu, düşçesine güzel bir sınıfta, düş... [Devamı]
ÖZGÜR YAZILAR
Eller
Temmuz 12, 2009 · Yorumlayın
Her gece hep aynı sesler böler uykusunu. Elinde değil bu. Bölünür uykusu işte. Yoo! Görevden yana vicdanı rahattır. Çocuğuna vurguncasına mesleğini sever. Gün boyu çalışır, didinir, hakkından gelir her işin. Hem de en iyi şekilde. Şiddetten hoşlanmaz, yumuşak karakterli, ince ruhludur. Sade yaşamı içinde, evi ve işi hemen hemen tüm zamanını kapsar, Öyle kahve, sigara, içki falan gibi alışkanlıkları yoktur. Bir arkadaş sohbetinin tatlı havasına kanıp da evine geç döndüğünü gören olmamıştır. Her gece hep aynı sesler böler uykusunu. Düşmanı... [Devamı]
BASINDAN
ONLAR
Temmuz 23, 2008 · Yorumlayın
onlar ayakları yalın lime lime urbaları ve uçsuz bucaksız yolları “nedendir bunca zulüm nedendir bunca işkence he gülüm he gülüm nedendir gece ve gündüz yer ve gök arasında böylesine pervasız böylesine umarsız böylesine acımasızca dolaşan ölüm…” diyemeden aşanlardı. ve alnının çatısına iki kurşun değdiğinde siliniverecek sanılan bilmem hangi nâmus belâsının kanla çeliğe kesmiş en kör düşüncelerinin en aşılmaz dört duvarları arsında binlerce yıl kendi kısır döngüleriyle bilmem daha kaç bin yıl sürecek dünyanın en iğrenç mahpusluğuna gözlerini... [Devamı]
ÖYKÜ - Bir Öpücüğe Barış
UMUTLARA DEĞMEZ KURŞUN (ÖYKÜ )
Koyu bir karanlıkta yürüyor gibiydi. Ağızsız, gözsüz ve duyma yetisinden sıyrılmış. Beyni durmuş, düşünceleri yıkılmış, duyguları buz kesmişti. El yordamıyla araladı içindeki geceyi. Sessizce kendi içine çekildi. Küçük bir kavanozun içinde nefessiz, iki büklüm saatlerce durduğunu... [Devamı...»]
Bir Öpücüğe Barış
Öğleden sonra evdeydi. İki yaşlarında sarı bukleli, kıvırcık saçlı, pembe yanaklı, mavi gözlü kızlarını sabahtan öğleye kadar annesi, öğleden akşama kadar da babası bakıyordu. Çoklarına göre şanslı sayılırlardı. Çocukları hiç yoktan bakıcı elinde sevgisiz, bakımsız kalmıyordu.... [Devamı...»]
Benim Yavrularım
Elleri gökyüzüne uzanırcasına şükür doluydu. Çocukları gelmişti ya!… Ölümün soğuk elini her an omuzlarında hissediyordu. Ölüm uzak değildi. İç içe dost gibiydiler. Bir bütün gün yalnız geçen her dakikada, her saniyede kol kola yürüyen iki arkadaşçasına yakındılar birbirlerine. Çocuklarına... [Devamı...»]
Tümünü göster: ÖYKÜ - Bir Öpücüğe Barış »
