Neydi o Sesler

Köy sustu. Kocaman gümüş bir topu andıran Ay soğuk gecenin içinde kalan tek canlı gibiydi. Zayıf ışığının aleviyle eyleşen bulutlardan rahatsız titreşip duruyordu. Bir an için iki bulut arasından köyü gözledi. Birkaç ışık huzmesi gökten inerek öğretmenin penceresinden içeriye sızdı. Solgun perdelerin arasından hırsızlama bir silkinişle ilerledi. Odayı boydan boya örten kilimin kırmızı nakışlarına takıldı, kaldı.

Köpekler kol geziyorlardı. Buzlu gecenin ayazında olası bir kurt baskını yemek canlarına mal olabilirdi. Kulakları tetikte uzun uzun uluyuşlarla bu yabansı gece içinde Öğretmen» yatağında biraz daha kıvrıldı. Gece soğuktu. Başını yorganın altına gizleyerek dizlerini karnına çekip büzüştü. Soğuk yatak bu ıssız evde ancak böyle ısınabiliyordu.

Yarım bıraktığı bir şiirini hayalinde tamamlamaya çalıştı. En güzel alışkanlıklarından biriydi bu. Yatağa girdikten sonra hayaller kurmak, düşlere dalmak onu yalnız köy yaşantısından alır uzaklara götürür, türlü mutlulukların kollarında sessiz uykulara ulaştırırd;. Uyku öncesi düşleri onun yıllarca özlem duyduğu şeylerdi. Senin, benim, hepimizin her gün yaşadığımız günler…

Kirli bir şehir havası. Dumanlı bir kahvenin buğulu çayı ve bir kaç dostla özlem- dolu sohbetler… Sonra sayıverip kaldırım taşlarını delicesiye ve bir filmin mutlu sonuyla sıyrılmak tüm dertlerden, ne mutluluk…
Her aybaşı bir kaç gün de olsa yaşayabildiği bu havayı geceleri düşleriyle süsler, gelecek her ayın planını şimdiden en ince ayrıntılarıyla yeni yeni biçimlere sokardı.

Bu gece şairlikten yana nasibi yoktu galiba. Bîr türlü düzene sokamadığı şiirini sessiz bir el hayalînden sildi. Sonra öğrencileri geldiler birer birer. Yırtık urbalı, burnu sümüklü, irili ufaklı güleç çocuklar… Bunca yokluğa, yoksulluğa rağmen gülebîlen, mutlu kahkahalar atan bu yüzlere hayretle baktı. Yokluk, bu yüzlere pembe güller gibi tünemiş, yüreklerinde mutluluk çığlıklanyla can bulmuştu sanki. Hayret!… Hayret!…
Var oluşlarının gücünü kanıtlıyorlardı.

Hakkında Z. Çavuşoğlu

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Allerji

Hava demir gibi. Sabah erken uyandım. Yatağım nispeten sıcak. Yorgandan dışarı değil kafamı, parmağımı çıkarsam …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir