Anasayfa / GÜMÜŞHANELİ ŞAİRLER / Nurettin ÖZDEMİR

Nurettin ÖZDEMİR

nurettin-ozdemir1927 yılında Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde doğdu. Fikri Özdemir ile Kezban Rukiye Hanım’ın çocuğudur. İlk ve ortaokulu Kelkit ve Gümüşhane’de, liseyi Trabzon ve Haydarpaşa’da okudu.

1951 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Çalışma hayatına serbest avukat olarak başladı. 1980 yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliğine atandı ve bu görevinden emekli oldu. 1988 yılında Türkiye Kızılay Derneği Genel Merkez Kurulu üyeliği ve Kızılay Genel Başkan Vekilliği yaptı. 1999 yılında bu görevinden ayrıldı.

Elli yılı aşkın bir zamandır şiirle uğraşmaktadır. Türk şiirinin bütün sahillerini yoklamıştır. Nurettin Özdemir’in şiiri, bir bakıma Yahya Kemal, A.H. Tanpınar ve R.M. Rilke sentezidir. Bugüne kadar 5 şiir kitabı yayınlandı ve bazı şiirleri de bestelendi. Ayrıca, çeşitli gazete ve dergilerde siyaset, sanat, ahlak konuları ile ülkenin ekonomik sorunları üzerine makale ve mektupları yayınlandı; birçok radyo ve televizyon programında konuşmalar yaptı. 1981 yılında Yugoslavya’da ‘Struga Şiir Akşamları Festivali’nde, 1992 yılında da ’12. Dünya Şairler Kongresi’nde ülkemizi temsil etti.
Biri kız beş çocuk babası olan Özdemir, bütün şiirlerini ‘Zaman ve Aşk’ isimli son kitabında toplamıştır. Eserleri; Hayat Şiiri (Şiir–1949), Yağmur Sonrası (Şiir–1955), Yitik Sevgi (Şiir–1959), Artık Vakit Geçti Yorgunum (Seçme Şiirler–1981), Zaman ve Aşk (Bütün Şiirleri–1997)

ARTIK VAKİT GEÇTİ YORGUNUM

Hep seni bekledim gelmeyen
Çocukluğumda, o altın çağda
O eski masallardan çıkıp ansızın
Kırbacı, sihirli seccadesi ve Keloğlan’la
Göklerin yedi kat güzelliğinden

Hep seni bekledim gelmeyen
Gençliğimde, o hür aynalarda
O cömert çağrısında çeşmelerin
Delikanlı bilekler üstünde
Beyaz gelinliklerle salınıp giden

Hep seni bekledim gelmeyen
Çılgın vuruşunda yüreklerin
Yağmur sonrasında bir sabah
Denizle güneşin kucaklaştığı
İstanbul’un en güzel semtinden

Hep seni bekledim gelmeyen
Yaylalarda, dumanlı doruklarda
Doru taylar üstünde uçarı, kaygısız
Mavzer namlularında sıcak, emin
Ve Köroğlu gibi dağların yücesinden

Hep seni bekledim gelmeyen
Kavgalarda düşman bakışlarında
Soğuk parıltısında bıçakların
Emsalsiz dostluklar uğruna
Yiğit yüreklerle vurulup düşen

Hep seni bekledim gelmeyen
Çocuk seslerinde akşamüstleri
Daracık sokaklarında küçük şehrin
Köşe başlarını döner dönmez
Anne sevgilerine karışıp
Uzak dünyalardan gülümseyen
Hep seni bekledim gelmeyen

Hep seni bekledim gelmeyen
Kavgasız, şarkısız ve umutsuz…
Beklemek hep beklemek, beyhude, boş
Ne kalbim yitik sevgilerle sarhoş
Ne de mesut bakışlarına vurgunum.
Artık vakit geçti yorgunum.

FARKINDA MISIN?

Gecenin tadı yok farkında mısın?
Saçların bambaşka karanlıklarda
Ve unutmuş gibi sanki gözbebeklerin
Huzuru en eski hatıralarda
Sırrını kaybettik mesafelerin
Bilmem uzakta mı yakında mısın?
Gecenin tadı yok farkında mısın?

Gecenin tadı yok farkında mısın?
Bakışların garip mahzun ümitsiz
Söylediğin her şarkı yarım
Artık bu bahçede mesut değiliz
İşte son daveti hatıraların
Geriye dönecek çağında mısın?
Gecenin tadı yok farkında mısın?

BU ŞİİR YARIM KALSIN

Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar!
Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi.
Bütün köşe başlarında ben yalnızım.
İçimde bütün hüznüyle bir sonbahar
Ve bütün acılığıyla eski bir aşk…
Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar!
Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi.

Şimdi geniş caddelerle patikalar bir.
Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz…
Ha uğultulu meydanlarda terk edilmiş,
Ha dağların yücesinde yorgun, esir!
Şimdi bütün yüreklerde hep aynı korku…
Şimdi geniş caddelerle patikalar bir.
Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz…

Gecelerin davetinde ne var özlenen?
Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar,
Hangi yeminlerdir, hangi itiraflardır,
Düşündükçe şimdi bize yabancı gelen?
Nedir böyle bulup-bulup yitirdiğimiz?
Gecelerin davetinde ne var özlenen?
Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar…

Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik.
Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah.
Saçlarımızda bir step poyrazının dağınıklığı,
Yüreklerimizde bir hafiflik, bir yücelmişlik,
Aynı şarkıyı söylemenin sıcaklığı dudaklarımızda…
Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik.
Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah.

Hakkında Ismail Hayal

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Talat ÜLKER

1963 yılında Gümüşhane’de doğdu. İlkokulu Keçikaya köyünde, ortaokulu Kale’de liseyi Gümüşhane lisesinde okumuştur. 1985 yılında …

9 Yorum

  1. zaman ve sen şiiri daha güzel yayınlarsa yada internet sitesine verseler işte o zamn güzel olur….

  2. vedat yücel özdemir

    Amcam senin herşeyin güzel. iyki varsın, senin ile gurur duyuyoruz.
    Vedet yücel Özdemir(osman Özdemir’in oglu)

  3. abdulkadir oglu bulent demir

    pasa dedem sen ne yazarsinda kotu olur, cok guzel harika ellerine yuregine dillerine saglik

  4. farkında mısın şiiri en çok beğendiğim şiiri lise de bu şairi seçmiştim yıllık ödev için o zaman tanıdım bu cevheri… belki de bni şiir yazmaya nurettin bey teşvik etti kendisi farkında olmasa bile…

  5. Sn. Nurettin Özdemir Bey’e nasıl ulaşabilirim acaba ? Bu konuda yardımcı olabilecek birilerini tanıyan var mı ? Şimdiden teşekkürler…
    Serkan Kaya
    ist.

  6. Rifat Bülent YURDAKUL

    Gümüşhaneli olsun da çamurdan olsun..derler..Başarılarınızın devamını dilerim.

  7. çok güzel şiirler çok beyeniyorum harika keşke ölmeseydi daha daha şiirleri olurduu ne kadar çok sevinirdimm

  8. gerçekten çok mu çok mükemmel ve çok güzel

  9. çok güzel şiirleriniz var en güzeli bu şiir yarım kalsın saygı ve sevgilerimle (@HMET GERGİN)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir