Anasayfa / Genel / AYDINLIĞA GİDEN YOLDA KOCA BİR ÜLKÜ ADAMI/ kâzım memiç

AYDINLIĞA GİDEN YOLDA KOCA BİR ÜLKÜ ADAMI/ kâzım memiç

“ Ben, Öğretmen Kâzım Memiç “diye başlar özgeçmişine. Ardından ilk atamasının yapıldığı Hatay-Altınözü’nden söz eder ve sıralar diğer okullarını ve öğrencilerini. Sanki tüm yaşamı öğretmenliğe girişiyle başlamıştır. Emekliliğe ilk adım atışını ise yine şu cümleyle kısaca özetler: “ 1984’te geldiğim Samsun Yüzüncü Yıl Lisesi’nde 1988’de otuz yıllık hizmeti ye­terli görerek emekli olan, mesleğinin onuruyla onurlanan bir öğretmenim.

 Yapıtları sanatçıların izdüşümleri gibidir. Onun yapıtlarında Atatürk sevgisi, Atatürk düşün­cesi, çağdaş uygar­lık düzeyine ulaşma özlemi, gerilikten sıyrılıp bili­min ışı­ğıyla ülkemizi yeniden oluştur­ma, yük­seltme ülküsü, yarınlara umutla bakma, yarınlar için kendini feda etme, doğruluk iyilik, adalet vs. gibi kavramlar hep ön planda tutul­muştur..

 Ülküler hep yücedir. Yurt sevdası, toprak sevdası, bu toprağın çilekeş insanına tutkun­luk, tüm ev­rene ve tüm insanlığa ayrımsız bakış her dizede kendini belli eder. “Çatla­mış tomur­cuk­lar, yüce­len güne özlem / Bir Arda­han yolunda, biri Muğ­la’da kokar / Kuşlar mı yuva yaptı, bu yük­selen kanat ne? / Bu özgürlük bu barış daha hangi yerde var? / Anadolu top­rağı mut­lu­luk kay­nağıdır / Özgürlük gülümser de tut­sak­lığa yasak var.”

 Yüreği sevgilerle, umutlarla, güzelliklerle dolu bir öğ­retmendir o. Şiirlerini hep üçüncü kişi diliyle söylemiş; ama yine de kendi yüreğini dile getirmiş­tir dizelerinde. Ülkülü, seve­cen, samimi bir öğret­men söyleyişidir bu. Ama tüm eğitimcilerin yürekle­rine tercü­man olan bir söyleyiş.

 Umut doludur Senelerin akıp gitmesine rağmen es­kimemiştir inancı. Törpüye gelmemiş­tir dü­şünce­leri. Bu yüzden elinin değdiği her çocuğa, sö­zünün ulaştığı her gence umut ve inanç aşılamaya çalışır. Bilir ki bu yol çetin, dikenli, taşlı ve zor bir yoldur. Umut­suz­luklara yer yoktur orada.

Hey Oğul/Umudun aydınlık olsun/ Bu memleket bü­yük / Büyüdükçe sen düşünce­l­erde / Küçülür milletin sırtındaki yük.”

 Bu di­zelerde hakim duy­guyu içeren sözcükler: “Umut, ay­dınlık, düşünce, sevgi, nasırlı ellerin öpülmesi, gün ışı­ğına çıkmak, çalışmak vs.” Bunların hemen hepsi umudu, inancı ve güzel bir geleceği sim­geleyen, olumlu­luk ifade eden sözcüklerdir. Şiirde yalnızca “köstebek, umutsu­zluk ve gam” sözcükleri olumsuz bir anlam ifade ederler. Bunlar da ozan tarafından söylemini daha pe­kiştirmek için kullanılmış sözcük­lerdir.

Dilde de oldukça yenidir. Özenle seçer sözcüklerini. Eskiden, eskimişten, bize ait olma­yan yabancı kalın­tılardan bilinçli bir biçimde kaçınır. Zafer ye­rine “utku“, müjde yerine “muştu”, fazilet yerine “er­dem“, rüya yerine “düş”, menşei yerine “köken” söz­cükleri­ni kulla­nır. Gö­nenmek, yalım, berkitmek, erinç, ulus, bilinç, us, otak, yalaz, sevi, tutku…vs” gibi sözcükler de onun dil anlayışının bir gereği ola­rak dizelerde yerlerini almış­lardır.

Köy Enstitüsü rüzgârlarının son esintilerinden biridir Kâzım Memiç Öğretmen. Bu benzersiz güzelliklerin eğitim kurumunda okuyabilmenin gururuyla dolaşmıştır Anadolu’yu. Işık ol­muştur, umut olmuştur; ülküleşmiş duygu ve düşüncelerinin ışığıyla şavkıyarak ATATÜRK  olmuştur yıllar boyu. Şiirlerinde söylenenler bazen Atatürk’ün mü, yoksa kendisinin mi oldu­ğunu ayırt edemezsiniz. Öylesine iç içedir ve öylesine özdeşleşmiştir Atatürk ülküsüyle.

Eğitimcidir, yazardır, şairdir…Kalemi elinden hiç düşürmemiştir.  Kimi sevecendir, umut dağıtır, güzel günlerden söz eder, bazı günler kaleminin önünü alamaz, fırtınalara, tayfunlara bürünür eser gönlünün çektiğince. Nalına da vurur, mıhına da…

Koltuğunun altı her zaman doludur. Ya bir dergi oluşumunda ter dökmektedir ya da kültürel bir oluşumun peşindedir. Yılların birikimini taşır kendinden daha geç olan kuşaklara. Öncülük eder, kenarda durmaz, cephenin tam ortasında alınterini feda eder nice güzelliklere.

Özgeçmişinin sonunda daha yeni aklına gelmiş gibi : “ 1938’de Gresun-Trebolu-Arslancık doğumluyum. Köyümüzde CUMHURİYET IŞIĞI ilk bana vurdu. Öğretmen okulunu yatılı okudum.Devletin bana verdiğini elli yıldır vermeye çalışıyorum. Evliyim, iki oğlum üç kız torunum var. Bütün çocuklar benim, diyebilenlerdenim.”

SON SÖZ OLARAK DA : “ DİLEĞİM, ÇOCUKLARIN GÖZLERİNDE BAHAR ÇİÇEK­LERİNİN AÇMASIDIR; ÇÜNKÜ ‘ kral çıplak ‘  DİYEBİLEN YALNIZCA ÇOCUKLAR­DIR. “

Aydınlık Türkiye özleminin hem savunucusu hem de yılmaz, yıkılmaz neferidir o…

 

Hakkında Z. Çavuşoğlu

ZEKERİYA ÇAVUŞOĞLU Gümüşhane ilinin Torul ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Trabzon’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi./ Anadolu Destanı (Şiir), Bir Öpücüğe Barış (Öykü), Gerçekleşen Düş (Masal), Umutlara Değmez Kurşun (Öykü), Sessiz Kalemlerin Öyküsü (Şiir), Gök Yorgan Yer Yatak (Şiir),Türk Dili ve Edebiyatı Bilgileri Kaynak Kitabı, Zamana İliştirilmiş Yazılar, Talya ( şiir), yayınlanmış yapıtları./ Bukalemunlar (özgür yazılar), Güz Yangını(roman), Heceleme(şiir), LYS Edebiyat, Bulmacalarla Edebiyat, basıma hazır yapıtları./ Bir Öpücüğe Barış (Kültür Bakanlığı Öykü Mansiyon Ödülü), Gerçekleşen Düş (İnönü Üniversitesi Masal Yarışması Birincilik Ödülü), Çanakkale Destanı (Çanakkale Turizm ve Tanıtma Derneğinin açtığı yarışmada Jüri Özel Ödülü),1984–1994–1995–1996 yılları öğretmenler arası şiir yarışmaları birinciliği ödüllerini kazandı./ Anadolu Destanı, adlı şiirsel tiyatrosu bestelenerek sahnelendi./ Yine şiirsel tiyatro olarak düzenlediği Çanakkale Destanı, Ata’ya Güzelleme ve Sessiz Kalemlerin Öyküsü sahneye aktarıldı./ 1999 yılında sanata katkılarında dolayı D/AJANS ve Gazi Belediyesi tarafından verilen sanat ödüllerine değer görüldü./ 2013 yılı TRT Çocuk Şarkıları Yarışması’nda, şarkı sözü olarak kaleme aldığı şiir, ilk 10’a girerek finale girmeye hak kazandı./ 2013 Amasya Mihri Hatun Şiir Yarışması’nda ikincilik, 2014 yılında ise mansiyon ödülü kazandı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ÇİPRAS

Çipras’taki hesaba sarayı da yok bunun/ borcu varmış kasaba bizim kafamız basmaz / Çipras’taki hesaba …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir