UYGARLIĞIN SESİ
Yokolduk eskiden yeniye, Ve yeniden hamur gibi, Kendi öz ellerimizin biçimlediği, Kendi ateşimizin narîadığı, Gönüller dolusu sevinç ve umutla olgunlaşıp, O yeni düşünceyle piştik. Yokolduk eskiden yeniye, Ve o ateşli yola saldık adımları. Ve o son yol ayırımından, Kızaran güne doğum sancılan
MİLLET OKULLARI
Yürüdük doğan güne karşı. Ok yaydan çıktı ya bir kez Coşkun alevlerle dolu yürekler. İlham alıp çığ gibi büyüyen damlalardan, Sel gibi doluşup geceler üstüne, Görkemli fırtınalar yarattık Taptaze umutlardan. Ok yaydan çıktı ya bir kez, Bilgi çiçekleriyle taçlandı kıraçlar, Binlerce olgun meyva yetişti koruklardan.
BATI CEPHESİ
ATEŞTEN BİR KOR GİBİ ÇÖREKLENMİŞ GÖNLÜMÜZE, BİLİYORUZ DAHA NİCE ACILARA, NİCE EZGİNLİKLERE GEBE YÜREKLER, DAHA NİCE KURŞUNLAR SAPLANACAK GÖĞSÜMÜZE” – Dudak dudak çatlamış, Gönül gönül yanmış, Kızgın dağla dağlamış, Koca koca taşlar basmış yüreciğine İki gün ağlamış, ağlamamış…. Arslan gibi iki yiğiti, iki oğulu, Yolcu etmiş yurt sevdasına.