Anasayfa / ŞİİR

ŞİİR

yassak

rakı yüzünü dökmüştü balıklar küskündü oltalara ne peynirin ağzında tat ne kavunda murat vardı biçmedik ömür kimseye sel süpürür, yel götürür gözler açılırsa bir gün haykırırlar korkusuzca tepemizde boş bir kafa bir acayip surat vardı dökmüştü yüzünü rakı hepten dönmüştü içine her yol açıkken piçine bizlere de yasaklı yol her adımda sırat vardı

Devamı »

GÖK KAPAMIŞ YÜZÜNÜ

gök kapamış yüzünü, nicedir ağlıyor bak gül pembe yanağında, iki damla yaş gördüm salkım saçak bulutun, saçlarını ben ördüm yıkılmış bir umudun, gönlünü dağlıyor bak bir kadehe koydular, yangınların özünü aşk kör etmiş gözünü, ateşten yüreklerin kan revandır bulutlar, yanarken derin derin çığlıklar arasından, gördük aşkın yüzünü sarılınca yokluğun özlemli dallarına günler zifir gecedir, her gece başka zulüm kurumuş yaprak …

Devamı »

AŞKIN GÜNAHI ÇOKTU

aşkın günahı çoktu umarsız bir harami gibi çalmıştı kapımızı in cin top oynuyordu kuytu sokaklarımızda biz bizeydik yalnızlığımızla ıssız, ucu açık düşlerimiz vardı kendi ateşimizle yakardık yüreğimizdeki can mumlarını kendi ateşlerimizle dağlardık kimseciklere dokunup itilmeden aşkın günahı çoktu kaçaktı yangınlı bakışlara bu yürek kapıları sürgülüydü karşılıksız sevdalara kendi halindeydi kendi kuytu köşesinde biraz serde mecnun’luk olsa da içinde tatlı bir …

Devamı »

KILICINDAN AŞK DAMLAYAN YİĞİT

paramparça yıldızlar dökülmüştü eteklerine ay ışığına bulanmış suskun tepelerin sol göğsünün derinlerinde kızgın lâvların tortusu kılıcından aşk damlayan yiğit, yaşamın yeşil dallarında umudun o bitmez tükenmez türküsüne sarınıp çalıyordu külüngünü böğrüne böğrüne, en geçitsiz, en sert kayaların doyumsuz, sanrılı düşlerin elleriyle sunulan en yakıcı, en sancılı bir aşktı gözlerinde ve acının karanlık duvarlarına atılan en hüzünlü bir nakıştı ölüm nasıl …

Devamı »

KAFA KÂĞIDINI SANDIĞA TIKTIM

kafa kağıdını sandığa tıktım yaş ile baş ile çilem yok benim gençlikte su gibi bulandım aktım arındım duruldum hilem yok benim geçmişe dön desen vallahi dönmem gayrı yaşlanmışsın din desen, dinmem imamın kayığı taht olsa binmem omuzda taşınan kilem yok benim azrail ararsa işi çoktur de bugün gelemiyor, yarın yoktur de yalana dolana karnı toktur de gerçeğe baş koydum hüllem …

Devamı »