SAMSUN KENT SANATÇILARI
İNSAN ÇAĞI
“Ruhsal bir canlı olduğu bilincine varamayan insan ortak yaşam çekilmez hale geldiğinde dalga dalga ayaklanır.”*
NURETTİN TAŞÇI – İNSAN ÇAĞI
Henry Laborit, “Yaratıcı İnsan” adlı kitabında kovan mı yoksa arı mı canlıdır? diye sorar.**
Arıyı birey sayarsak, kovanın evrim geçirmiş bir hücre gibi işlediğini, türün ayakta kalması için bir düzenek olduğunu görürüz.
Oysa düşündüğümüzde, insan türü, vücutta gereksinme duyulmayan ya da anormalleşmiş hücre gibi görülüyor. Burada, “insan türü, yaşamı devam ettirecek bilinç olgunluğuna ulaşmış mıdır?” sorusu akla geliyor.
Yaşamın sürmesi için insanın dokusal gerekirliği ne kadardır? Yani insan türü olmasa ekolojik denge bozulur muydu? Hiç sanmıyorum.
Devamını Okuyun »
EDEBİYARGIÇ
Edebiyat, herkesi bağlayan anlamıyla uzun yolculuklar gibidir. Başa dönmesi zordur ve dönüşünüzde sizi bekleyen şeyler artık başka şeylerdir.
Yolculuklarında yenik düşenlerin yol kenarındaki soğumuş solukları, size yeni bir yön çizebilir, ya da yeni çizgi, yeni adres sizsiniz.
Değişim ve uyanış bazen bir ölümün ardından gelebilir. Edebiyat içindeki her devinim, yeni başlangıçlar için bir karşıduruşu beraberinde getirmedi mi? Gelenekçi olduğuna sığınarak eskiyi yineleyenler de yeninin bir ucuna tutunarak bu yolculukta ağır aksak yol almıyor mu?
Devamını Okuyun »
Nurettin Taşçı ile Söyleşi
Sevgili Nurettin TAŞÇI; uzun zamandır tanışıyoruz öyle değil mi! Gerçi bu tanışma henüz anlık iletilerden çok öteye geçememiş olsa da, bana “şişko” demenizden, birbirimize yakın olduğumuzu anlıyorum. Bu yakınlığa dayanarak, çok samimi bir söyleşi yapalım, ne dersiniz?
1) İlk olarak Orhan Pamuk ile başlayalım. Türkiye’nin “tartışmalı” bir Nobel Ödülü var artık! Siz bu konuda neler söylemek istersiniz? Pamuk ödülü hak etti mi? Ödül, Pamuk’un mu, yoksa Türkiye’nin mi? Bu ödül kimin?
Bence tartışmalı olan Nobel değil. Her konuda olduğu gibi tartışma zemini başka yönlere kaydırıldı. Pamuk’un romancı kimliği tartışılmıyor da söylediği iddia edilen sözleri tartışılıyor. Ödülü şimdi Orhan Pamuk aldı. Ancak birkaç yıl sonra, her yerde Türk Romancılığı ödül aldı diye söylenecek.
Devamını Okuyun »
Özgeçmiş – Haluk YOLSAL
Özgeçmişi
1959 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinin Yeşilyurt köyünde doğdu.
İlköğrenimini Örnekalan ilkokulunda,orta öğrenimini Maçka lisesinde tamamladı.1980 yılında Trabzon Fatih Eğitim enstitüsü Türkçe bölümünden mezun oldu.8 yıl özel bir şirkette çeşitli görevlerde bulundu..1989 yılında Ağrı ilinin Doğobayazıt ilçesinin Subeşiği köyünde öğretmenlik görevine başladı.Daha sonra Samsun Terme Balkamlı ilköğretim okulu,Sakarlı lisesi,Terme ilköğretim okulu,Samsun Merkez Adnan Kahveci ilköğretim okulunda çalıştı.
Halen 23 Nisan İlköğretim okulunda görevine devam etmektedir.
Şiirleri, Karedeniz Kültür Sanat, Kıyı ve Ada dergilerinde yayımlandı. Çiçek Uzat Yıldızlara adlı bir şiir kitabı bulunmaktadır.
Devamını Okuyun »
Söyleşi – Haluk YOLSAL
“Ulaşılmak istenen umuttur”
İlkgençlik çağında, yazları köylerine gelen komşusu oldukları bir şairin verdiği kitaplarla başladığı şiir serüvenini, yayımladığı ikinci kitabı “bütün renkler biraz beyaz”la sürdüren Haluk YOLSAL, yetkin bir dille yazdığı şiirleriyle ve ‘Kent Sanatçıları’ adlı yeni bir sanat oluşumuyla sanatçı kişiliğinin hakkını veriyor
Öğretmenliğinin yanı sıra yaklaşık otuz yıldır sürdürdüğü şiir emekçiliğini, çıkardığı ikinci kitabıyla perçinleyen Şair Haluk YOLSAL; aşkı başat tuttuğu şiirlerinde yaşamın her alanından edindiği izlenimlerini, kişileri ve mekanları, imgelem dünyasında harmanlayarak; evrensel temaların yanında güncel kavramlarla ve olaylarla sunuyor okuruna. Türk şiirinin “Garipler”inden ve “İkinci Yeni”cilerinden beslenmesi ama en çok da Turgut Uyar’ı sevmesinden belki, insan için geçerli tüm kavram ve duyguları işleyerek içtenliğin hakim olmasını sağlıyor şiirlerinde.
Devamını Okuyun »


