Anasayfa / SAMSUN KENT SANATÇILARI / Nurettin Taşçı

Nurettin Taşçı

NURETTİN TAŞÇI

1957’ de Samsun’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Samsun’ da tamamladı. İstanbul Ticari İlimler Akademisine üç yıl devam ettikten sonra Almanya’ da bir yıl Yüksek teknik kimya öğrenimi gördü. Goethe Enstitüsünden altı ayda almanca sertifikası alarak tercümanlığa başladı. 2,5 yıl Samsun konservatuarı TSM bölümü öğrencisi oldu ve 1986’ da 19 Mayıs Üniversitesi eğitim fakültesi almanca öğretmenliğinden mezun oldu. Size …

Devamı »

Su Diyorlar Su Su Su

Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.* su diyorlar su su su** Sosyal etkinliklerde bulunmaktan çok keyif aldığını bildiğim dostum Haldun Baş bir şiir dinletisinde anlatmıştı: Bir gün ormanda yangın çıkar. Tüm hayvanlar dumandan ve ateşten uzağa kaçışırlar. Karınca ise tüm engelleri aşarak dereye koşar, ağzına bir yudum su alır, elinden gelen tüm hızla ateşe yönelir, ağzındaki suyu ateşin …

Devamı »

Kusur Romalılarda

“Yunanlıların kusuru bu!” nidalarıyla başlayan suçlu arama süreci, “Kusur Romalılarda!” yanıtıyla evrenselleşti. Toplumsal erklerini ve varsıllıklarını ilk günah, ilk ateş, ilk çarmıha borçlu olanlar, geçmişi büyük törenlerle kutsadılar. Yaşam alanlarındaki öfkegemen enerji, kurdukları düzenekle, evrensel nefretin koşulları oldu. Parlak ışıklarla körleştirip, insanın duru düşünce yollarını da ketleyince, olayların akışı tersine çevrilemez duruma geldi. Düzeltmeye yönelik düşüncelere karşı öldürücü düşmanlık, “doğal …

Devamı »

Gerçekörtücü

“…bir tek temiz kalp var mıdır, kuruntularla doğru düşüncelerin birlikte hüküm sürmediği” shakespeare/othello Gerçekörtücü En güzel türkülerin kurşun olduğu* ülkemizde saldırganlığın çekiciliğine kapılmadan gül yetiştirip bülbülü yad etmek yabansılanıyor. Çünkü: Gerçekörtücü, üzerinize biçtiği kehanetlerle beslenir. Döneminin anlaşılmazı olarak da yok olup gider. Tüketir gerçekörtücü… ulusal ve evrensel terminolojiyi, kolajlıkla entel sembollerle süngüleyerek… Kavga eder… Dileğince gürültü çıkararak senfoniler bestelediğini sanır. …

Devamı »

REDİNGOTLU İSTANBULİN

“Bela rüzgarı kimseleri ayırt etmez. Dört bir yana eserken bir seni vurur bir beni.” REDİNGOTLU İSTANBULİN Tanzimat-ı Hayriye sonrası İstanbul’da temiz ve kibar bir insan modeli görülür. Doğu-batı sentezini yansıtan bir kıyafetle sokaklarda boy gösteren bu tip sade ve düşünceli bir yaşam tarzını benimser. Beyaz pantolonlu, beyaz yelekli, lüstrin galoşlu ve ince yapılarıyla çağdaşlarından farklıdırlar. Boyunlarından ipekli bir mendille boğulmuş …

Devamı »