Yazar Arşivi

MAYIN TARLASINA DÜŞTÜK

Mayın tarlasına düştük önümüz ardımız yalan
Tepeden tırnağa bizi namussuzlar etti talan
Devlet malı deniz deyip bahçeye daldı domuzlar
Malı çalan aya gitti vaylar oldu bize kalan
Koyun olduk sürdük izi dertlerimiz dizi dizi
Vatan millet Sakarya’yla uyuttular hepimizi

Eşek gibi çalışıp da adam gibi yiyemedik
Yaşamayı çok gördüler biz de varız diyemedik
Dalga dubara işlerle her gün vatan kurtaranlar
Paris’ten donlar giyer de bizler çaput giyemedik
Koyun olduk sürdük izi dertlerimiz dizi dizi
Vatan millet Sakarya’yla uyuttular hepimizi
Devamını Okuyun »

Kategori: Yergi, ŞİİR

Bir Öpücüğe Barış

Yazarın “Bir Öpücüğe Barış” adlı kitabında yer alan öyküler…

KAZLAR VE SAZLAR

karga karga gak dedi
ah dedi eyvah dedi
kışı verdik yaz dedi
hortumladı haz(i)neyi
yedi yedi az dedi
karnı doydu doymadı
kız dedi saz dedi
şeytan hep dürtükledi
tavuk verdik kaz dedi
biz kazdik kazmasına
sildik ayrı gayrıyı
el verdik olmaz dedi
Devamını Okuyun »

Kategori: Yergi, ŞİİR

Benim Yavrularım

Elleri gökyüzüne uzanırcasına şükür doluydu. Çocukları gelmişti ya!… Ölümün soğuk elini her an omuzlarında hissediyordu. Ölüm uzak değildi. İç içe dost gibiydiler. Bir bütün gün yalnız geçen her dakikada, her saniyede kol kola yürüyen iki arkadaşçasına yakındılar birbirlerine.

Çocuklarına özlem duyardı, içini ezen, yüreğini kavuran bu duyguya dizgin vurmak ne mümkün!… Unutmak güç. Unutmak isteyen de kim zaten? Onlarsız günü mü vardı ki? Onları anmadan, onları düşünmeden geçirdiği bir saniye mi vardı?

Yukarıda Tanrı, içinde ateşten bir kor örneği sevgisini taşıdığı çocukları ile duasına başladı.
Minik haylaz çığlık çığlığa sürünerek önüne geldi. Sessiz mırıltılarla, doyumsuz bir sevecenlikle hareketlerini gözleyen bu mutlu yüze baktı. Sarı, kıvırcık saçlı başını tatlı okşayışlarına bıraktığı o pamuk gibi yumuşacık, sıcacık, sevgi dolu elleri bu kez hareketsiz görünce şaşırdı. Seccadenin üzerine kadar emekledi. Babaannesinin bacaklarına şımarık bir kedi sokulganlığıyla süründü. Sonra tekrar seccadenin üzerine düşerek neşeli bağırışlarla yuvarlandı. Türlü şaklabanlıklar etti.
Devamını Okuyun »

Allerji

Hava demir gibi. Sabah erken uyandım. Yatağım nispeten sıcak. Yorgandan dışarı değil kafamı, parmağımı çıkarsam soğuktan buz kesip donacak gibi. Kolumdaki saate bir göz atıp zamanı bile öğrenmekten kaçınıyorum. Okulun kapalı olduğu tatil günleri sabah uykusu nedense bu kadar tatlı olmuyor. Necmettin’in tatlı horultularını uzaktan uzaktan duyup Ona imrendim.

Ama ne çare… Bugün evde ana da ben, baba da. Çaresiz kalkıp çayı demlemek, kahvaltıyı hazırlamak, öğrencilere okulun anahtarını verip, sobalarını yakıp yakmadıklarını kontrol etmek de benim işim.Yorganımın arasından baktım; Necmettin’de kıpırdama yok. Uyansa da kıpırdamaz hınzır!… Hava demir gibi… Analık sırası da bende. Ama nasıl kalkmalı? Acaba saat kaç? Pek ilerlememiştir herhalde. Hem gecikseydik çocuklar kapıyı çalar, bizi uyandırırlardı. Hayır, hayır!… Daha vardır canım. Kulağım kirişte kıpırdamadan oyalandım. Necmettin üç kat, beş kat battaniye arasında yitiklere karışmış gibi. Nefes alış verişlerini duyuyorum. Kaç gündür nezle. Burnu hırlama sesine benzer bir ses çıkartıyor. Hava çok soğuk. Kat kat yorgan ve battaniyenin, kat kat pijama ve kazakların içinden bunu hissediyorum. Böylesine bir soğuk şimdiye kadar mümkün değil olsun. Evet, evet! Bugün şimdiye kadarkilerin içinde en soğuk gün. Dışarı cam gibidir. Buzdan bir dünyadan nefret ediyorum.
Devamını Okuyun »

Sayfa: Prev 1 2 3 4 5 6 7 ...29 30 Next