Arşiv: Haziran, 2008
EZİLDİK, ÜZÜLDÜK, ÇÖZÜLMEDİK BAĞLANDIK BİR VÜCUT GİBİ
Sarmış gönülleri kara duman
gözlerimize mil çekmişler, kolumuz kırık.
Kan ile suladık gülümüzü
ateş ile dağladık,
ağladık.
Ağlamaktan çare çıkmaz,
El’dir gözyaşına bakmaz
Çöreklenmiş soframıza uğursuz “Hoşt !..”
demesen kalkmaz.
Dedik işi karara bağladık.
Kimi omuzladı İngiliz’i.
Kimi “Amerika yüce ulus” dedi
kayırır bizi.
ezildik,
üzüldük,
çözülmedik,
Bağlandık bir vücut gibi.
“Ne İngiliz,
ne Amerikan mandası !.,”
Özgürlük nakışıyla işledik gönülleri,
Devamını Okuyun »
SİVAS KONGRESİ
O, pasın altında cevheri gördü.
Külün altında lâvı,
Duran suda girdabı gördü.
O, cevhere uzanıp bir bir,
Lâvı parlattı, girdabı coşturdu…
O, düş değildi.
O, kuvvet,
mantık ve kudret O,
yüreklere doğan gün,
O, can,
O, damarda yürüyen kan,
O, düşünen beyin,
gören göz,
Yüreğe nakşedilen
ilâhi güçtü elbet…
Duyun
Ey yüce gökler !..
Duyun beni !..
Duyun evren denizinde
yüzen gizler !..
Ve yücelerden gelen yazgıdır bu,
Ve kendi ellerimle yoğrulmuş
Ama birileri var soframda
Aşıma ortak olmuş.
ERZURUM YOLUNDA
Erzurum ışıkları umut yüklüydü.
Göz kırpmadan sabahı bekliyordu Erzurumlular,
Nice kavgalara dur demiş Palandöken.
nice acılara göğüs germiş,
ne canlar vermiş Erzurum.
Erzurum ışıkları umut yüklüydü
Göz kırpmadan sabahı bekliyordu.
“Dur !..” dedi bir ses
Dur diyelim düşmana top mu yok ?
balta var !..
tüfek mi yok ?
kazma var !..
El var
parmak var,
tırnak var !..
Ah, bir bilseniz bu yürekte
Devamını Okuyun »
AMASYA
“KANSIZ, CANSIZ İHSANLARA
İLÂHİ RUHLARINDAN
ATEŞ, KAN VE CAN AŞLADILAR,
DİRAYET, GÜÇ, KUVVET…
YENİ BİR AŞKLA
YARINLARA KOŞTULAR.”
Aşımızı paylaştı bizimle,
Onunla dimdikti başımız.
“Dağ başını duman almış !..”
Karaların ötesinde bir ışık,
Adımlarımız kilitlenmiş toprağa.
Padişah İstanbul’da düşman elinde,
Vatan elden gitmekte,
ÇARESİZLER SAPLANINCA BATAĞA.
Aşımızı paylaştı bizimle.
hallaştık
helâllaştık
Onunla dimdikti başımız.
Yeşilırmak boyu
çiçek çiçek,
yeşil yeşil,
al al umutlar
Onunla meltem oldu
KURUDU GÖZYAŞIMIZ
Devamını Okuyun »
SAMSUN'A DOĞRU
- Yiğit yola çıktı.
Duru sularcasına tut gönlünü bacım,
Gül artık,
kara bulutlar arınıversin.
Yiğit yola çıktı be hey koca dünya !..
yürüdü, geçtiği yerlerde
ateşten izler bırakıp.
Yiğit yola çıktı !..
Rüzgârla kolkola girdiler,
Yel gibi, yiğit gibi yürüdüler.
Güzel yolcu.
Beni de al yanına.
Devamını Okuyun »


