ECEL KURT GİBİ DALDI ORTAMIZA
“ECEL KURT GİBİ DALDI ORTAMIZA. DAHA YENECEK LOKMAMIZA DOYMADAN. DERİP DE DÜNYA MEYVALARINI ŞÖYLE OTURUP GÖNÜL RIZASIYLA, İKİ GÜN YAŞAMADAN. ECEL KURT GİBİ DALDI ORTAMIZA.”
ANAFARTALAR CEPHESİ
“ÖLENLER VATANLARI İÇİN ÖLDÜLER. VATAN İÇİN ÖLMEYE AND İÇTİ GELENLER” “- Ha gayret evlâtlarım, ha gayret !.. İşte elinizde alın yazgımız, işte vatan I.. Her şeyin bir bedeli var. Tutsaklık yüz karası, Damarda durmaz imiş dökülecek kan I..” “- SİZE BEN TAARRUZ EMRETMİYORUM. ÖLMEYİ EMREDİYORUM, BİZ ÖLÜNCEYE KADAR GEÇECEK ZAMAN ZARFINDA YERİMİZE BAŞKA [...]
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
I. “KARA GÖKTEN KARA TOHUM EKTİLER. KARA SULAR ÇÖKÜP BAĞRINA, KARA KARA GÜNLERE “GEL !” ETTİLER. KARA KARA İLENÇ” DİLLERİNDE, GÖNÜLLERİNDE KARA ÖFKELERİ, ŞİMŞEKLER, YILDIRIMLAR, TUFANLAR ÖRNEĞİ. BİR BİR TAKIP İNSANCA YÜZLERİNİ, ARDINDAN KARA YÜZLERİYLE DÜNYANIN DÖRT BUCAĞINDAN ÇIKIP GELDİLER…”
TİMSAHIN GÖZYAŞLARI
“Sivas’ta yakılan otuz yedi güzel insanın anısına” ve pusuya yatmış öfkeler kararmış beyinler insanlığından sıyrılmış binler on binler ve alevler kaplarken çatıyı tekbir sesleriyle yangınlara salyalı dudakların soluk verişini gördüm ateşe salınan çığlıklar yakılan binlerce umut gözlerde ölümün dehşeti gözlerde çaresizlik gözlerde hep ne olup bittiğini