23 MAYIS 1915
“GARİP… ÇERKEZ ASILLI TÜRK ESİRLERİNDEN BİRİ, YARALI BİR İNGİLİZ ASKERİNİ ATEŞ ALTINDA SIRTINA ALIP, TAŞIMIŞ” Sanki savaşan onlar değildi Sanki can pazarına çıkan binlerce insan… Silah silaha, boğaz boğaza, Sanki toprağ düşen onlar değildi… Direnen parmak, çekilen tetik, Taşlaşan yürek, akan kan, Ve tüm hiddetiyle nefret alevleri kusan Onlar değildi…
27 MAYIS 1915
“MAJESTİC ZIRHLISI TORPİDOLANDI VE HELLES BURNU’NDA BATTI. HELLES BURNUNDAKİ V. PLAJINDA İNŞA EDİLMİŞ İĞRETİ RIHTIMA VARDIĞIMIZDA “MOLVORİNE” İSİMLİ BİR MUHRİBİN ABORDA OLMUŞ HALDE BAĞLI YATTIĞINI GÖRDÜK.” “Anadolu Destanı” adlı kitabın 2. bölümünden
CESET ÇÖPLÜĞÜ
“ÖLÜM” millet ayırmıyor bu gün. Savaş meydanı onun hükmü altında. Milyonlarca sinek kafileleri, Ve binlerce hastalık dört yanında. “ÖLÜM” millet ayırmıyor bu gün. Yerlerde binlerce ceset, Çanakkale bulantı dolu, Çanakkale ölü kokuyordu. Milyonlarca sinek kafileleri kan emiyordu I…
Kent Sanatçıları (SÖYLEŞİ – Bölüm 1)
Bir kenti paylaşmanın beklide en derin şeklini yaşar o kentin yazarları, şairleri… “Bir kentte yaşamak başka şeydir, o kent kimliğinin bilinçli bir üyesi olmak başka…” diyor Zekeriya Çavuşoğlu. O her zaman havasını soluduğu, suyunu içtiği, yollarında yürüdüğü bu kentin, Samsun’un bilinçli ve üretken bir üyesi olmaya çalışmış. Kimi zaman övülmüş, kimi zaman yerilmiş ama yazmaktan, [...]
Kent Sanatçıları (SÖYLEŞİ – Bölüm 2)
Hem şair, hem de düzyazı kitaplarınız yayınlandı. Sizce şiir mi yolsa düzyazı mı öncelikli? Her ikisi de evlat. Biri ötekinden ayrılır mı? İlk yapıtım bir şiir kitabı. “Anadolu Destanı” 150 sayfalık uzun bir şiir… Ardından öykü kitapları, masal kitabı ve gazete, dergi yazıları… Öncelikli olarak şairim tabi. Öykülerime ya da diğer yazılarıma baktığınızda bu önceliği [...]