KARINCALAR VE İNSANLAR
“Bir olmayı, bir olup güçlüklere karşı inançlı bir direnişle karşı koymayı; umutsuzlukları mutluluğa, sevgisizliği sevgiye döndürmeyi bilenleredir bu öykümüz.”
“Bir varmış bir yokmuş” dîye başlar masallar, biz de masalımızı öyle başlatalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak, çok uzak ülkelerin birinde bir yaşlı adam ve torunu yaşarmış. Yaşlı adam güngörmüş, gerçeği bilmiş, ak sakallı, temiz yüzlü bir İhtiyarmış. Aklın ve mantığın gücüne eren, uzağı görüp günün ve gecenin nelere gebe olacağı bilenlerdenmiş. Yılların deneyimini engin bilgisiyle harmanlayıp, çevresine ışık sunarmış.
Güç İnsanın özündeymiş. Kişi kendini tanıdıkça bu gücün farkına varır, akıl ve mantığıyla onu yönetmeyi öğrenirmiş. Aklın ve mantığın süzgecinden geçmeyen güç, ne zaman patlayacağı belli olmayan fırtınalar gibiymiş. Patlar, yıkar, sakinleşir ve susarmış, insan yöneteceği gücün sahibi iken kölesi olur, ne zaman eseceği belli olmayan kararsızlık rüzgârının önünde sürüklenir gidermiş.
Torununun ataklığı ve için için yanan volkanlar örneği yerinde duramayan, kabına sığamayan kişiliği de gözünden kaçmamış. Çocuk bir başkaymış. Ne eli çocuk eli, ne bileği çocuk bileğiymiş. Akranlarının yanında boyuyla poşuyla ve Tanrı vergisi gücüyle masallardaki bileği bükülmez koca devlere benziyormuş,
Devamını Okuyun »
BİR GARİP MASAL
“Çevreye, onun güzelliklerine, onun mutluluk veren tılsımlı seslerine tutkunlaradır bu öykümüz. Gittikçe bozulan dünyamızdaki yok olan yeşilin, mavinin, beyazın ve diğer renklerin göklere yükselen çığlıklarına sağır kalmayanlaradır bu öykümüz.”
O günler bir başka günlermiş. Elle tırnak, kaşla göz söz geçiremezmiş birbirlerine. Kötü olmak kolay, iyi olmak çok zormuş nedense. Dünya azgın bir rüzgar selinin önünde, kendinden geçmiş bir halde sürüklenir dururmuş.
Kara kara bulutlar dolanırmış göklerde. Kara kara taneleriyle, kara kara yağmurlar düşermiş yer yüzüne. Biriken sular sel olup çağlar, önüne gelen her şeyi yıkıp geçermiş.
Yıldırımlar kaynaşırmış göklerde. Şimşekler tüm azgınlıkları ile gökleri yurt tutup, gözleri kör eden ışıklarıyla tüm canlıların yüreklerine bitimsiz korkular salarlarmış.
Devamını Okuyun »
BU VATAN KİMİN
Bu vatan toprağın temiz alnına
Kapkara damgayı vuranlarındır
Önünden geçecek yolun üstüne
On katlı apartman kuranlarındır
Yapmak gerekince yakıp yıkana
Çıkan her yangına körük tutana
Bir hançer misali millet bağrına
Zehir zehir olup batanlarındır
Devamını Okuyun »
ERİDİ MUM GİBİ BİTTİ GARİBİM
Kör duman içinde göz gözü görmez
Her nefes dumanda yitti garibim
Ağlasa gözyaşın hiç kimse silmez
Dönülmez yollara gitti garibim
Havada karada içer sigara
İçi is bağladı dünyası kara
Gayrı son halini kim hayra yora
Tükenip bir anda bitti garibim
Devamını Okuyun »
MERAKLANDIM NEDEN DURMAZ VIZILDAR
Meraklandım neden durmaz vızıldar
Kulağımda sinege bak sinege
Saçımın dibinde pireler otlar
Aç gözünü inege bak inege
Vallah annamirem ne biçim haldır
Böyle sürer ise işler yamandır
Değneksiz gezilmez aha zamandır
İt sırtında binege binege
Gözlerinden korktum göze benzemez
Her bir halı eyi hala hala benzemez
Çok çalıştı ama şirin gülemez
Tüy değişmiş eşege bak eşege
Devamını Okuyun »


